Bir Tarama Ustası: Galip Tekin

Kabusların ilham perisi, gizli korkuların deşifrecisi, engin ufukların kaşifi tarama ucu ustası Galip Tekin; yerli çizgiromanın ve öykücülüğün önde gelen isimlerindendir. Anadolu masallarından, arka sokaklardan, günlük hayatımızdan beslenip bizi bize fantastik ve bilimkurgu türünde sunmuştur. Kurguları mı gerçeklerinden, gerçekleri mi kurgularından geldi bilinmez ama çizerin yaşam tarzı da hikayeleri kadar akıl dışıdır.

Çizerlik kariyerine 1980 yılında, Oğuz Aral‘ın kurup yönettiği Gırgır‘da başladı. Ancak kendini adeta Aral’ın “Gereksiz taramalardan kaçının” mottosuna bir tepki olarak yetiştirmiştir. İlk çizimlerinde yuvarlak hatlı aydınlıklar ön plandayken, zamanla eserlerine gölgeler ve karanlıklar hakim olmuştur. Mizah üreten bir karikatürist olarak başladığı yolculuğunu korku, bilimkurgu ve fantastik öykücüsü olarak sürdürmüştür.

“Ben kurgubilime mecburiyetten başladım. 12 Eylül 80 darbesinde her şey yasaktı. Bizim en büyük beslenme kaynağımız ise politikacılardı. O da yasaklanınca derdimizi kurgubilimle anlatmaya başladık. Mesela ben o dönemde inanılmaz işkence hikâyeleri çizdim ama tümü başka bir gezegende geçiyordu. O zaman da kimse bir şey demiyordu. Bizim kültürümüzde aslında korku hikâyeleri hep vardı. Gece olunca büyükler evde çocuklara oturup korku hikâyeleri anlatırlardı. Anadolu’da nereye gitseniz her bölgede böyle hikâyeler vardır. Bu nedenle bu hikâyeler uzak gelmedi okuyucuya. Fantastik bilimkurguyu sevdiler.”

20 Nisan 1958’de Konya’da doğan Galip Tekin, Güzel Sanatlar Akademisi Yüksek Resim bölümündeki eğitimini yarıda bırakarak Gırgır’da çizmeye başladığında 22 yaşındaydı. O güne kadar sinema makinistliği, araba yıkayıcılığı gibi işler yaptığı gibi, ilerleyen zamanlarda bar işletmeciliği de yapmıştır. Taksim‘deki meşhur Kemancı‘nın ortağı olan Tekin, Boğaziçi Üniversitesi‘nde ve Bilgi Üniversitesi‘nde öğretim görevlisi olarak dersler verdi ve farklı organizasyonlarda eğitmenlik görevi üstlenerek tecrübesini genç yeteneklerle paylaşmaktan çekinmedi. Oğuz Aral ekolünün ardından çıkan hemen her mizah dergisine de öyküleri ve çizimleriyle katkıda bulundu.

İşten artan zamanlarında İstanbul‘un arka sokaklarında dolaşarak pek çok ruha dokunmuş ve 59 yıllık ömründe bolca gözlem yapma fırsatı elde etmiştir. Hikayelerinde gönül telimize dokunan, “resmen beni anlatmış” dediğimiz detayların kaynağı da bu gözlem birikimidir. Her gözlemci bildiklerini diğerlerine aktaramaz; Galip Tekin’i özel kılan, çizim yeteneği sayesinde bizi bize anlatabilmesiydi. Yüksek hayal gücü ve zekası da taktire şayandı. Galip Tekin’in gözlem yeteneği, herhangi bir gözlemciden biraz farklıdır. Örneğin; gözden kaçırmadığı detayları hayal gücüyle besleyerek şunun gibi bilimkurgusal çıkarımlarda bulunması onu sokakları arşınlamaktan keyif alan herhangi bir gözlemciden ayırır:

“Normal bir insan, böceği öldürdükten sonra çöpe atar. Bir bilimkurgu çizeri onu eline alır, anatomisini inceler ve kağıda döker. Devasa çizimlerle artık o böcek bir uzaylıdır.”

Galip Tekin, üretimini sadece basılı çizimlerle kısıtlamayıp yerli sinemaya da küçük dokunuşlarla katkı sağlamıştır. Sinan Çetin‘in kurduğu Plato Film‘e danışmanlık yapmış; yönetmenliğini Taylan Biraderler’in üstlendiği, Doğu Yücel‘in romanından uyarlanan Okul filminin yaratık tasarımlarını üstlenmiştir. Mustafa Altıoklar‘ın yönettiği İstanbul Kanatlarımın Altında filmindeki Hezarfen Çelebi‘nin kanatlarının tasarımı da Galip Tekin’e aittir. Galip Tekin’in Mustafa Altıoklar ile olan ilişkisi bu filmle sınırlı değildir aslında; bu ilişki, araştırmayı sevenler için rakı mezesi kıvamında bir hikayeyi barındırır.

Yerli sinamaya katkıları arasında anılmaya değer bir diğer eseri de Tuhaf Öyküler adlı üç ciltlik serisinden uyarlanan Acayip Hikayeler dizisidir. Star TV kanalında +13 ibaresiyle geç vakitte yayınlandığı için sadece 11 bölüm süren bu dizi, malum kaygılarla sesini duyuramadıysa da Türk televizyonculuğunda çığır açma potansiyeline sahipti. Her bölümü birbirinden bağımsız hikayelerden oluşan dizi başlangıçta Haluk Bilginer, Şevval Sam, Altan Erkekli, Ozan Bilen, Cem Özer gibi ünlü isimlere yer vererek hızlı bir çıkış yaptı, ancak televizyonlarımızda beklenen reytingi elde edemeyince çıtayı düşürmek zorunda kaldı. Sezon finali ise tüm yapımın finali oldu.

Acayip Hikayeler dizisinde bahsetmeye değer karakterlerden biri rockçı Hayko Cepkin‘dir. Bilen bilir; Galip Tekin çizgi-öykülerine genellikle otoportresini içeren bir açıklamayla başlar; aralarda da açıklamalarda bulunur ve son karede gene kendi ağzından kıssadan hisse verir. Acayip Hikayeler dizisinde bu rolü Hayko Cepkin üstlenmiştir. Her ne kadar bölümler birbirinden bağımsız olsa da Hayko Cepkin tiradcı olarak her bölümde sabittir. Bu dizide Galip Tekin’in rolünü Hayko Cepkin’in üstlenmesinin bir anlamı olmalı.

Alavarza, Delik, Son Neoplan, Tursuntur gibi öykülerin yaratıcısı Galip Tekin’in 6 Temmuz 2017’deki ölüm haberini veren, arkadaşı Yılmaz Aslantürk (Otisabi) oldu. Ölümü sadece sevenleri için değil, peşinden gelecek öğrencileri ve tüm yerli çizgiromancılığı için de büyük bir kayıp olmuştur.

 

Acayip Hikayeler dizisini izlemek isterseniz;

Buradan efendim ->  http://www.startv.com.tr/video/arsiv/dizi/acayiphikayeler/acayip-hikayeler-1-bolum

Kaynak : http://www.bilimkurgukulubu.com/edebiyat/cizgi-roman/bir-tarama-ustasi-galip-tekin/

{barvecios}

It was not exist. It will not exist. Only one thing be in universe.Light!