13 Aralık’ta vizyona giren Star Wars: Son Jedi filmi, hayranları tarafından ilgiyle karşılandı. Film yıldızlarından John Boyega verdiği röportajda, kendisi ile ilgili bilinmeyenleri anlattı.

Star Wars: The Force Awakens ile bu muhteşem evrenin bir parçası olan John Boyega’nın hayalleri büyük. Genç oyuncu, Star Wars ile üne kavuşmasını iyi değerlendirerek tiyatroda ve beyazperdede daha sıkı roller üstlendi, tüm bunlar olurken kendi prodüksiyon şirketini de kurdu.

Disney’in LucasArt’ı satın almasıyla hayranlarının karşısına yeni hikâyeler ve karakterlerle çıkan Star Wars evreni, yeni yıldızlar yaratmaya devam ediyor. “Star Wars: The Force Awakens” ile üne kavuşan İngiliz oyuncu John Boyega, vicdanı hür bir ‘stromtrooper’ karakterini canlandırarak Disney’li ilk Star Wars filminde boy göstermişti. Finn karakteriyle akıllara kazınan Boyega, Star Wars sonrasında tiyatro projelerinde ve beyazperdede rol aldı, karşısına çıkan her fırsatı değerlendirirken kendi prodüksiyon şirketini de kurdu.

“Star Wars: Son Jedi” filminin gösterime girmesini fırsat bilen Red Bulletin dergisi genç oyuncuyla bir röportaj gerçekleştirdi. Röportajın dikkat çeken yerleri şöyle;

Star Wars sayesinde bir anda parladın ve çok da para kazandın. Bunca parayla ne yaptın?

-UpperRoom Productions isimli kendi prodüksiyon şirketimi kurdum.

Lüks ürünlere hiç para harcamadın mı? Bir yat ya da villa? 

-Hayır almadım. Çünkü projeler geliştirmeyi daha çok istiyorum. Büyük oyuna dâhil olan ve kendi çizdiğim yolda ilerleyen bir kariyerim olmasını düşlüyorum. Bunu yapmanın yolu da kendi düzenini kurmaktan geçiyor. Disney ve tüm efsanevi prodüksiyon stüdyoları işe sıfır noktasından başladılar. Şimdi benim zamanımın geldiğini hissediyorum. Kapı kapanmadan ayağımı sıkıştırdım ve kapıyı araladım.

Luke Skywalker ve Walt Disney’in bir karışımı gibi mi?

-Ben hem iyi bir aktör hem de önemli bir adam olmak istiyorum. Biz her zaman tüm insanların eşit şanslara sahip olduğunu söylüyoruz ve ben kariyerimin en başında hangi noktaya ilerlemem gerektiğini anladım. Gelip geçici bir yıldız olmak istemiyorum. Fırsatların peşinde koşan değil, fırsat sunan insan olmak istiyorum. UpperRoom Productions olarak ilk
yapımımız olan Pacific Rim 2 ile gurur duyuyorum. Walt Disney sadece çocukları mutlu etmek istiyordu, bense bu çemberi daha da genişletmek ve herkese ulaşmak istiyorum.


Sence bu tür girişimlere adım atmak için doğru bir zamanda mıyız? 

-Yaratıcı fikirlere ihtiyaç var. Geleceğin sanatçılarıyla temas ettiğimiz bir projemiz var ve bu ufkumuzu genişletiyor. Bunun dışında mesela, çok iyi hikâyeleri olan eski gazetecilerle buluşuyorum.

Hiç başarısız olma ihtimalini düşündün mü?

-Başarısızlık, başarının bir parçasıdır. Eğer yemek pişiriyorsanız içine tuz da eklemek zorundasınız, ama dozunu ayarlamalısınız. Denge çok önemli. Hayatın formülü bu.

Peki, başarısızlıkla nasıl başa çıkıyorsun?

-Başarısızlık beni motive ediyor. Bir çözüm yolunun olduğunu biliyorum ve onu aramaya koyuluyorum. Başarısızlık yüzünden kabuğumuza çekilseydik biz insanlar şu an bu hale gelemezdik. Ben de şahsen bunun bir parçası olmaya çalışıyorum.

Ticari olarak başarıya ne kadar yakınsın sence? 

-Bir film pazarlamak kolay bir iş değil. Ama oyunun diğer faktörlerini de es geçmemek lazım, mesela Detroit’in kariyerim için çok önemli bir yerde olduğunu düşünüyorum. Çünkü kariyer ancak uzun ömürlü olursa değerlidir. Bu filmin okullarda ve Amerikan polis teşkilatınca yeni işe alınanlara izletileceğini biliyorum.


Sence Star Wars’tan ne öğrenebiliriz?

Bence Star Wars’ın bir mesajı var. Kendimi öne çıkarmaya çalışmıyorum ama, Finn ilk teaser yayınlandığından beri olayın önemli bir parçasıydı. Kişisel olarak değil, tamamen benim ten rengimle alakalı bir şeyden bahsediyorum. Benim gibi bir aktörü Star Wars hikâyesinde önemli bir yere yerleştirmek yeni bir hamleydi ve bir anlamı vardı. O stormtrooper’ın kaskını değişim için çıkarıyor olması da önemli bir mesajdı.

Star Wars’ta inanç ‘The Force’ tabiriyle tanımlanıyor. Senin babanın da bir vaiz olduğunu biliyoruz. Maneviyata ve inanca ihtiyaç duyan birisi misin?

Ben bir Hristiyan’ım ama en iyisi olduğum söylenemez. Maneviyata yürümek sizi mükemmeliyete ulaştıracak diye bir garanti yok. Beni ben yapan şey yetiştirilme tarzım ve dünya görüşüm.

Hayaleturk.com'da yayınladığımız yazılardan haberdar olmak için mail adresin ile tek tıkla abone olabilirsin.

Diğer 1841 aboneye katılın

e-posta adresiniz:


DMCA.com Protection Status

Bumerang - Yazarkafe
Bumerang - Yazarkafe