Türkçe Sözlü Rock Müzikte Söz Sahibi Bir Grup: HARDAL


En İlginç Haberler, Teknoloji ve Müthiş Galeriler için takip edin 👻 📲 instagram.com/hayaleturkcom

Beykoz sırtlarında bir ev… Pek gösterişli falan değil hatta oldukça sade.. ev sahibi içten samimi ve yaşadığı yer gibi mütavazi. İşte Hardal grubunun beyni Şükrü Yüksel ile böyle bir ortamda karşılaştım.

Röportaj için evinde buluştuğumuzda Özkan Turgay ve gitarist Alper Karamahmutoğlu ile de tanışma fırsatını elde etmiştim. Laf lafı açtı – röportaj arada kaynadı ama Hardal hakkında bilmediğim konuların yanında bildiğimi sandığım fakat yanlış olduğunu sonradan öğreneceğim bir yığın detayı ve tabi ki müziği uzun uzun konuştuk. Sonunda Hardal hakkında bilinen, bilinmeyen ne varsa anlatacak en doğru insanın Şükrü Yüksel olduğu kanaatine vardım. (Ne yazık ki Türk Rock müziğinin bir başka neferi Aydın Buyar Şencan bu buluşmada yoktu). Noktasına, virgülüne dokunmadan düşüncelerini ve hikayesini anlatan yazıyı siz rock severler ile paylaşmak istedim.

 

İşte Hardal tarihçesi;

“Yıl 1976. İstanbul, Burhan Ağaoğlu isminde bir zat, bir grup kurmayı hayal ederek Şükrü Yüksel, Aydın Buyar Şencan ve Cahit Kukul’un bir araya gelmelerini sağlar. Trio belli aralıklarla buluşurken bir çok değişik davulcu kendilerine eşlik eder. Yer altı Dörtlüsü’nün 24 saate sığmayan elemanları Sedat Avdıkoğlu (daha sonra soyadını Avcı olarak değiştirecekti) ve Aydın Buyar Şencan kendilerini 25.saat isimli grupta buluncaya kadar.. Bu sırada bugünkü Hardal’ın yapısını oluşturan düşünceler gelişmekte; Şükrü Yüksel bir türlü kalıcı bir kadroyasahip olamayan, yapısı her provada değişen, ancak fikirlerini olgunlaşmasında rolü inkar edilmeyen bir grupla çalışmalara devam etmektedir. İki yıl sonra, Aydın’ın profesyonel müzik hayatına ara verme kararı sonucunda bugünkü Hardal’a doğru ilk adım atılmış olur. Her defasında farklı bir davulcu ile devam eden provalar Sedat Avcı’nın katılımı ile belirli bir düzen içerisine girer.

 

Özkan Turgay gruba dahil oldu

O günlerde modern müzikte yaşanan teknolojik gelişmeler ve Hardal’ın müzik anlayışı, bir tuşlu çalgılar desteğini gerektiriyordu. Özkan Turgay’ın gruba dahil olması ile artık grup oluşmuştu. Bestelerin bir albüm için hazır hale geldiği sırada, çizilen dört gitarlı çizgiler sonunda ise Cahit Kukul gruba dahil edildi. İstanbul Gelişim Stüdyosu’nda kaydedilen ve içinde beş Şükrü Yüksel, ile Cahit Kukul ve bir de Şükrü Yüksel-Aydın Buyar Şencan bestesi bulunan, Kaydedildiğini kimsenin net Hatırlamadığı albüm “Nasıl? Ne Zaman?” İstanbul’un ve diğer büyük kentlerin raflarına girdiği zaman bazı çavrelerin ilgisini çekmekle birlikte sınırlı kitleye hitap ediyor.

 

Şükrü Yüksel Besteleri

İzzet Öz, Teleskop’un bir ucunda bir yandan sosisli sandeviç yiyip, bir yandan da Hardal’ı Kuruçeşme Stüdyoları’nda ilk defa “Zor” isimli parça ile gerçekleşen video kaydı sayesinde geniş müzik kitlelerine tanıtırken, grup “Nereden Nereye” isimli albümün kaydı için Uğur Başar ile birlikte Gelişim Stüdyosu’nda idi. Bu albüm tamamen Şükrü Yüksel bestelerinden oluşuyordu. Gitarlarda Şükrü Yüksel, basta Aydın Buyar Şencan, tuşlu çalgılarda Özkan Turgay ve davulda Sedat Avcı vardı. Hardal “Nereden Nereye” ve “Bbalar Küçük Oğullarına Söylesin”in gitar solosunu çalarak katılmıştı.

 

Aydın Kanada’ya gitti

Konser haberleri basında bir ay öncesinden yer almasına karşın Boğaziçi Üniversitesi konseri bir türlü yapılamamıştı. Bundan iki ay sonra albümün vokal kayıtları aşamasında Aydın Kanada’ya
gitmiş ve “Ben Diye”deki yaramaz çocuklar konserine ne de İTÜ’deki konsere katılabilmişti. Bu sırada Sedat farklı arayışlara girmiş, yeniden eski grubu oluşturmak için çalışmalara başlamıştı. Çeşitli uğraşlar ve gelgitler sonucunda grup oluştu, fakat uzun sürmedi ve dağıldı. Dağılan Med-Cezir’den sonra Şükrü Yüksel farklı bir zaman diliminde ekran karşısında, Özkan ise sette kamera arkasında iken, Sedat ve Cahit üç yıl önce televizyonda canlı çalınan şarkıyı(Zor), bu kez bant kaydı eşliğinde çalmak üzere Siyah Gölgeler’in (1964’de kurulmuş bir rock grubu) Kurucusu Ercüment Yenidoğan’ın Otoban’ı önünde zorla bir araya geliyorlardı.

Şükrü Yüksel’in Özkan Turgay ile tekrar bir albüm yapmak için sözleştikten sonra Amerika’ya gidişi, Hardal’ın birlikte müzik üretme falliyetlerini belirsiz bir süre için noktalandı ama “Eşeğin Yüreği” hala hızla çarpıyordu. Yıl 1992 – Toronto, Aydın ve Şükrü’nün buluşup birbirleri ile eski-yeni bestelerini ve düşüncelerini paylaştıkları şehir.. Bu buluşmadan tam üç yıl sonra yeniden İstanbul’a dönüş, Yeniden Alper Karamahmutoğlu, Özkan Turgay ve Zafer Oğuz ile buluşma ve “Yeniden Doğuş” albümü… Albüm Hardal elemanlarının Galatasaray’da oldukça yüksek bir duvarın dibinde otururken sohbetleri sırasında yaptıkları ve kısmen teknolojinin kurbanı olan kayıtlardan oluşmakta…

 

Kayıtlar 1998 yılında tamamlandı

Kayıtlar büyük ölçüde 1998 yılında tamamlanmış ve “Yeniden Doğuş” fikri çerçevesinde “Pulsuk” adlı Diatonik Mod’daki parça ancak Monochordum Mundanum’un çok kötü bir kopyası olabilen enstürmanın yapımı tamamlandıktan sonra albüme eknemiş. “Mektup” adlı şarkının yaylı sazları da kaydedilmiş ve 1999 yılında albüm kapağı Şükrü Yüksel tarafından (kapaktaki kendi portresi dahil) her şeyiyle tamamlanmış ve hardal tekrar rock müzikteki yerini almıştır.

Son söz;

Yukaruda yaılanlar günümüzde rock müzik ile uğraşan genç arkadaşlara Hardal’ı tanıtma işlevi yanında sanatda özveriyi anlattığı için bence bir ders niteliği taşımaktadır. Bu arada geçen sene kaybettiğimiz Sedat Avcı’yı saygıyla anmak istiyorum.”Umarım oralarda Cozy Powell ve John Bonham ile buluşma fırsatın olmuştur” Herşey için teşekkürler başta Şükrü Ağbi ve tüm Hardal elemanları..

 

Yazıya ayrı bir ek olarak alt tarafa bu mükemmel insanların yapmış olduğu bir şarkılarını paylaşayım;

 

Kaynak : http://www.anatolianrock.com/makale27.htm

En İlginç Haberler, Teknoloji ve Müthiş Galeriler için iOS uygulamamızı indirin 👻 📲 appsto.re/tr/KjDukb.i

{barvecios}

It was not exist. It will not exist. Only one thing be in universe.Light!