Türkler Bilim Kurgu Yazdı!

Türkler bilim kurgu yazabilir mi?

Bu soru ürün okurları tarafından her zaman tartışılan bir konu oldu. Mesele Türklerin bilim kurgu yazacak kapasiteye sahip olup olmaması değil, bize empoze edilen tek kaynaktan, batıdan çıkmış bilim kurgunun dışında aynı tadı verebilecek eserlerin olup olamayacağı idi.

Türkiye’de efsane olmuş hemen hemen bütün kitaplar, belirli yayınevlerinin elinden çıkan çeviri kitaplardı. Örneğin Baskan yayınevi’nin bilim kurgu kitapları bu gün internetteki sohbet ortamlarında zaman zaman anılır. Farklı yayınevleri ve yazarların cesur girişimleri dışında günümüzde bilim kurgu yayıncılığı yapan İthaki Yayınları da türün okurlarına önemli bir hizmet veriyor.

Türkiye’de ilk gençlik kitapları ya da popüler yazarların içeriğiyle kapaklarıyla intihalliği gün gibi ortada olan romanları dışında farklı türlerde eserler veren yazar sayısında son yıllarda dikkate değer bir artış var. Bu isimler hem çeşitli yarışmalar hem de kendi kitapları ile okurların karşısına çıkmaya başladı. On yıl öncesinde sadece forumlarda tartışılıp kapanan konular, şimdi cilt cilt kitap olarak karşımızda.

Türklerin bilim kurgu yazıp yazamayacağı konusuna dönersek, bu konuya net bir cevap verebiliriz; yazar! Mesele batı kültürü karşısında yaşanan mağduriyet değil, aşinalıktır.

Örneğin “Mr. Neeson uzay gemisinden inerek Mars’a ilk ayak basan insan olmuştu” cümlesi ile “Ahmet Bey uzay mekiğinden inerek Mars’a ayak basan ilk insan olmuştu” cümlesi arasında kulak tırmalayan bir fark var. “Neeson” problemsiz görülürken “Ahmet Bey” ne kadar yabancı duruyor değil mi? Bu bizim suçumuz değil, yıllardır bize bilim kurgunun aynı kültürün ürünü olarak yansıtılmasından meydana gelen bir alışkanlık. Öyle kaptırmışız ki kendimize yakıştıramıyoruz Mars’a gitmeyi, uzaya çıkmayı, muazzam bir teknolojinin içinde hayatımızı sürdürmeyi. Bu yüzden yaptığımız bilim kurgu ürünleri de korku filmleri de, fantastik olmaya çalışan yapıtlar da bir noktadan sonra komedi olup çıkıyor. İstemeden kendi milletimizi aşağılıyoruz. “Türkler Uzaya Çıkarsa Böyle Olur”, “Sihirbazlık Okulunda Bir Türk” vs vs gibi…

Tüm bu saçma önyargıları bir kenara bırakarak işin hakkını veren yazarlar var ülkemizde. İşte onların çalışması ile Altın Kitaplar Yayınevi’nden yayınlanan “Yüksek Doz Gelecek”, bilim kurguya bizden yani Türk yazarlardan kocaman, altın bir imza atıyor.

Bilim kurgu türünde derleme kitap fikri, bir radyo programında ortaya çıkıyor. Çeşitli yazarların katıldığı programdan sonra yirmi beş yazar girişimde yer almış. Daha sonra bu sayı azalarak beş kişiye düşmüş.

Orkun Uçar, Serdar Yıldız, Funda Özlem Şeran, Umut Altın ve Gökcan Şahin projeyi hayata geçirmiş. Bu beş Türk yazar, özgün bilim kurgu öykülerini bir araya gelerek “Yüksek Doz Gelecek”i oluşturmuş.

Her yazar kendine ait kısa romanı ile katılarak romanı meydana getiriyor. “Novella” olarak da adlandırılan kısa romanlarda gerek daha önce hiç adını duymadığınız ilginç sağlık sorunlarını öğreniyor, gerek yabancı bir varlığın yoğun şekilde Dünya Edebiyatı’na maruz kaldığı psikolojik dalgalanmalara tanık oluyorsunuz. Milliyetlerin önemini yitirdiği bir çağda, ailesini Türk olan eşcinsel erkek bir karakterin, tamamı erkeklerden oluşan bir gezegende köle haline getirilmiş annesi ile karşılaşmasında şaşkınlığınızı koruyamıyorsunuz. Bunun gibi beş farklı öykü sizi çok farklı galaksilere götürüyor.

Türkler bilim kurgu yazıyor, okutuyor! Bir yandan satırlar içinde kendinizi şaşkınlıkla kaybediyorsunuz. Örneğin insan bağırsağında yaşayan bir bakterinin, vücudunuzdaki maddeyi bira benzeri mayalayarak alkole dönüştürdüğünü, vücudunuzda sürekli alkolle yaşamak zorunda kaldığınızı bu kitaptaki bir öyküden öğrendim ve çok şaşırdım.

Yüksek Doz Gelecek bir klasik değil. Herkesin kitaplığında mutlaka olması gereken bir kitap da değil. Türün meraklıları için temiz bir nefes gibi. Bilim kurguya biraz ilginiz varsa okumalısınız. Şimdi edinirseniz, ileride ilk baskıları çok kıymetli olabilir. Zira kitap ikinci baskısını gerçekleştirdi.

Mustafa Emre Özgen {Mustafa Emre Özgen}

  • Zeki

    Ellerine güç kuvvet kardeş senin sayende bu kitabı keşfettim 👍🏻