Güneş Sistemi içerisinde yer alan en büyük kuyruklu yıldız keşfedildi. 130 kilometre genişliğe ulaşan kuyruklu yıldız ortalamanın 50 kat üzerinde. C/2014 UN271 adındaki kuyruklu yıldızın saatte 35 bin kilometre hızla hareket ettiği tespit edildi.
Henüz görevini tamamlamamış olan Hubble Uzay Teleskopu yeni bir keşfe imza attı.Güneş Sistemi içerisinde yer alan en büyük kuyruklu yıldız keşfefildi. Mega kuyruklu yıldız olarak da anılan C/2014 UN271, yüz ölçümü olarak Kocaeli’nden daha büyük.
Katı merkezi 130 kilometre uzunluğa ulaşan kuyruklu yıldız ortalamadan 50 kat daha büyük. Yayımlanan araştırmanın yazarlarından David Jewitt, “Bu kuyruklu yıldız kelimenin tam anlamıyla buzdağının görünen tarafı. Güneş Sistemi’nin uzak taraflarında görünmek için çok küçük duruyor” dedi.

Bilim insanları Güneş’ten uzaklaştıkça sistem içerisinde C/2014 UN271 (Bernardinelli-Bernstein) gibi birçok dev kuyruklu yıldızın olduğu kanısında.© NASA
NTV’nin NASA’dan aktardığı resmi açıklamada bilim insanları, “Her zaman bu kuyruklu yıldızın çok büyük olması gerektiğini düşünüyorduk, çünkü çok uzak mesafede olmasına rağmen çok parlıyordu. Şimdi bunu doğruladık” dedi.Bernardinelli-Bernstein kuyruklu yıldızı saatte yaklaşık 35 bin kilometre hızla hareket ediyor. Bilim insanları kuyruklu yıldızın 1 milyon yıldan uzun bir süredir Güneş’e doğru çekildiğini düşünüyor. Ancak bu Dünya için bir tehlike oluşturmuyor.Bernardinelli-Bernstein, 2031 yılında Dünya’ya en yakın konumunu alacak. O zaman bile gezegenimizden 1.6 milyar kilometre uzaklıkta bulunacak.Dünya ve Güneş arasındaki mesafe yaklaşık 93 milyon kilometre. Yani kuyruklu yıldızın Dünya’ya en yakın olduğu nokta, bu mesafenin 17 katına denk gelecek.
Kuyruklu yıldız nedir?
Güneş Sistemi’nin oluşumundan beri varlığını sürdüren buz dağlarına kuyruklu yıldız adı veriliyor. Bu devasa buz parçaları Güneş’e yaklaştıklarında üzerlerindeki buzların bir kısmı eriyor ve arkasında kuyruk olarak adlandırdığımız izler bırakıyor. Bir kuyruklu yıldızın kuyruğu Dünya’nın 15 katı kadar uzun olabilir. Kuyruklu yıldızlar antik çağlardan beri bilinen gök cisimleri arasında yer alıyor.Halley kuyruklu yıldızına ait millattan önce 240 yılına dayanan kayıtlar bulunmakta. C/2014 UN271, Halley’in yaklaşık 12 katı büyüklüğünde. Güneş Sistemi’nde 6 binden fazla kuyruklu yıldız kayıt altına alınmış durumda.Çekirdeğinde buzun yanı sıra kaya ve yoz da bulunur. Kuyruklu Yıldızlar bu özelliklerinden dolayı kirli kartopu olarak da adlandırılır. Yüzeyinin altında donmuş halde bulunan maddeler genellikle karbondioksit, karbonmonoksit, metan ve amonyaktır.
- Sahra Çölü’nün altında neler var?
Dünyanın en büyük tropik çölü olan Sahra’nın altında yatan sırlar açığa çıkıyor. Araştırmalara göre, insanlık tarihini yeniden yazacak olan bulgular ve ‘kayıp cennet’ çölün altında yatıyor. - Satürn’ün en büyük gizemlerinden biri çözüldü: ‘Halkaların nasıl oluştuğunu açıklayabilir’
Gök bilimciler, Satürn’ün uydusu Titan’ın kendinden büyük başka bir uyduyla çarpışmış olabileceğini, ve bunun Satürn’ün ünlü halkaların oluşumunda rol almış olabileceğini ileri sürdü. - Antarktika, şimdiye kadar kaydedilen en hızlı buzul çöküşünü yaşadı
Antarktika’nın doğu yarımadasındaki Hektoria Buzulu, modern kayıtlardaki en hızlı geri çekilmelerden birine sahne oldu. Buzul, yalnızca iki ay içinde yaklaşık 8 kilometre geriledi ve kütlesinin neredeyse yarısını kaybetti. - Bilim insanları kozmik takvimi hesapladı: Gezegenlerin ömrü ne kadar?
Gezegenler doğuyor, evrim geçiriyor ve sonunda ‘ölüyor’. Bilim insanları bu sürecin süresinin, yıldızın türüne, gezegenin yapısına ve iç dinamiklerine göre milyonlarca yıldan trilyonlarca yıla kadar değişebildiğini belirtti. Uzmanlar, diğer gezegenlerin Dünya’dan daha uzun yaşayabileceğinin altını çizdi. - Astronomlardan şaşırtan keşif: Erken evrende kara delik beklenenden 13 kat daha hızlı büyüyor
Astronomlar, evrenin ilk dönemlerinde oluşan bir kara deliğin mevcut teorileri zorlayacak şekilde beklenenden 13 kat daha hızlı büyüdüğünü ortaya koyarak, kara deliklerin nasıl oluşup evrimleştiğine dair önemli soruları yeniden gündeme taşıdı. - Bilim insanlarından umut veren keşif: Yeni damar içi tedavi felç sonrası beyin hasarını azaltıyor
Bilim insanları tarafından geliştirilen yeni bir damar içi tedavinin, felç sonrası oluşan beyin hasarını tek dozda belirgin biçimde azalttığı ve iyileşme sürecini desteklediği deneylerle ortaya kondu.
