Kripto paralarda hareketli bir hafta geride kaldı

Hayati
Hayati
Okuma Süresi: 39 dk

Geride bıraktığımız hafta kripto piyasası için oldukça hareketliydi. Düzenleyici gelişmelerden piyasa dalgalanmalarına, yeni teknolojik yeniliklerden önemli ortaklıklara kadar birçok dikkat çekici konu gündemi belirledi. Bybit TR tarafından hazırlanan “Geçen Hafta Neler Oldu?” başlıklı bültende geçen haftaya yön veren gelişmeler ve detaylar yer alıyor.

İçindekiler
Genel piyasa görünümü ve öne çıkan gelişmelerETF gelişmeleri Regülasyon ve politikaKurumsal gelişmelerKripto piyasası yeni haftaya güçlü başladıÇekya Merkez Bankası Bitcoin’i mercek altına aldıHK Asia Holdings Bitcoin yatırımlarını artırıyorStrategy, yeni bir Bitcoin alımı gerçekleştirdiCitadel Securities, kripto para piyasasında likidite sağlayacakDFSA, Circle’ın USDC ve EURC stablecoin’lerini onayladıSEC, Grayscale’in spot Cardano ETF başvurusunu resmen kabul ettiBybit’ten tarihi hack saldırısına karşı Lazarus Bounty hamlesiGrayscale, Polkadot için ETF başvurusu yaptıSEC, Uniswap Labs soruşturmasını yaptırımsız kapattıTether CEO’su Paolo Ardoino: “Rakiplerimizin tek amacı bizi yok etmek”Mirana Ventures’tan Bybit’e 600 milyon dolarlık Ethereum desteğiPaxos’un stablecoin’i USDG artık Solana’daKaspersky uyardı: Sahte GitHub projeleriyle kripto para hırsızlığına dikkatAvalanche Vakfı’ndan yeni hamleBitwise, ABD’de Aptos ETF’si için ilk adımı attıTHORChain, Bybit saldırısının ardından 1 milyar dolarlık takas hacmine ulaştıRipple, Güney Kore’de kurumsal kripto saklama ve DeFi ekosistemini güçlendiriyorSEC ve ConsenSys anlaşmaya vardı: MetaMask davası kapanıyorTrump’ın memecoin girişimine demokratlardan yasal düzenleme hamlesiMetaMask, Bitcoin ve Solana desteği ekliyorArizona’da kripto rezerv tasarısı Senato’dan geçtiUniswap, kriptoyu itibari paraya çevirmeyi kolaylaştırıyorDeutsche Telekom, Injective için doğrulayıcı oldu

Bybit TR Ülke Müdürü Kutluhan Akçın, kripto piyasasındaki haftalık gelişmeleri değerlendirdi

 “Geride bıraktığımız hafta kripto para piyasası dalgalı bir seyir izledi. Küresel piyasa değeri hafta boyunca gerileyerek 3 trilyon 206 milyar dolara kadar düştü. Ancak piyasanın genel gidişatı, hem kurumsal yatırımcıların Bitcoin’e yönelik ilgisi hem de regülasyon cephesindeki yeni adımlarla şekillenmeye devam ediyor. Özellikle Çekya Merkez Bankası’nın Bitcoin’i rezerv varlık olarak değerlendirme potansiyelini incelemesi, geleneksel finansın kriptoyu giderek daha fazla dikkate aldığını gösteriyor. Buna paralel olarak, Hong Kong merkezli HK Asia Holdings’in Bitcoin yatırımlarını artırması ve Strategy’nin 2 milyar dolarlık tahvil satışının ardından Bitcoin alımı gerçekleştirmesi, büyük yatırımcıların Bitcoin’e olan güveninin sürdüğünü ortaya koyuyor. Stablecoin alanında da önemli gelişmeler yaşandı. DFSA’nın Circle’ın USDC ve EURC stablecoin’lerini Dubai Uluslararası Finans Merkezi (DIFC) içinde onaylaması, bu varlıkların küresel finansal sistemdeki rolünü güçlendiren kritik bir adım oldu. Stablecoin’lerin regüle edilmesi, piyasalara daha fazla güven getirebilir ve kurumsal benimsenmeyi artırabilir. ETF tarafında Grayscale’in spot Cardano ETF başvurusunun SEC tarafından kabul edilmesi, Polkadot için yapılan ETF başvurusu ve Bitwise’ın Aptos ETF girişimi, kripto piyasalarına yönelik geleneksel finans araçlarının genişlemeye devam ettiğini gösteriyor. Öte yandan, kripto dünyasında siber güvenlik de gündemdeki en önemli başlıklardan biri oldu. Tarihin en büyük siber saldırılarından birine sahne olan 1,5 milyar dolarlık hack olayının ardından Bybit, Lazarus Bounty programını başlatarak çalınan fonları takip etmeye ve dondurmaya yönelik yeni bir güvenlik hamlesi yaptı. Regülasyon cephesinde ise SEC’in Uniswap Labs soruşturmasını yaptırımsız kapatması ve ConsenSys ile varılan anlaşma, merkeziyetsiz finans projeleri için olumlu sinyaller veriyor. Ayrıca Arizona’da kripto rezerv tasarısının Senato’dan geçmesi ve Trump’ın memecoin girişimine karşı demokratlardan gelen düzenleme hamleleri, ABD’de kripto politikalarının geleceğini şekillendiren gelişmeler olarak dikkat çekiyor. Kurumsal tarafta Citadel Securities’in kripto para piyasasında likidite sağlamaya başlaması ve Deutsche Telekom’un Injective ağı için doğrulayıcı olarak ekosisteme dahil olması, büyük geleneksel şirketlerin blok zinciri dünyasına entegrasyonunun hız kazandığını gösteriyor.”

Genel piyasa görünümü ve öne çıkan gelişmeler

  • Çekya Merkez Bankası Bitcoin’i mercek altına aldı
  • DFSA, Circle’ın USDC ve EURC stablecoin’lerini onayladı
  • Bybit’ten tarihi hack saldırısına karşı Lazarus Bounty hamlesi
  • Tether CEO’su Paolo Ardoino: “Rakiplerimizin tek amacı bizi yok etmek”
  • Mirana Ventures’tan Bybit’e 600 milyon dolarlık Ethereum desteği
  • Paxos’un stablecoin’i USDG artık Solana’da
  • Kaspersky uyardı: Sahte GitHub projeleriyle kripto para hırsızlığına dikkat
  • Avalanche Vakfı’ndan yeni hamle
  • THORChain, Bybit saldırısının ardından 1 milyar dolarlık takas hacmine ulaştı
  • Ripple, Güney Kore’de kurumsal kripto saklama ve DeFi ekosistemini güçlendiriyor
  • MetaMask, Bitcoin ve Solana desteği ekliyor
  • Uniswap, kriptoyu itibari paraya çevirmeyi kolaylaştırıyor

ETF gelişmeleri 

  • SEC, Grayscale’in spot Cardano ETF başvurusunu resmen kabul etti
  • Grayscale, Polkadot için ETF başvurusu yaptı
  • Bitwise, ABD’de Aptos ETF’si için ilk adımı attı

Regülasyon ve politika

  • SEC, Uniswap Labs soruşturmasını yaptırımsız kapattı
  • SEC ve ConsenSys anlaşmaya vardı: MetaMask davası kapanıyor
  • Trump’ın memecoin girişimine demokratlardan yasal düzenleme hamlesi
  • Arizona’da kripto rezerv tasarısı Senato’dan geçti

Kurumsal gelişmeler

  • HK Asia Holdings Bitcoin yatırımlarını artırıyor
  • Strategy, yeni bir Bitcoin alımı gerçekleştirdi
  • Citadel Securities, kripto para piyasasında likidite sağlayacak
  • Deutsche Telekom, Injective için doğrulayıcı oldu

Kripto piyasası yeni haftaya güçlü başladı

Geride bıraktığımız hafta kripto para piyasası negatif bir seyir izledi. Hafta başında 3 trilyon 318 milyar dolar olan küresel kripto piyasa değeri, hafta kapanışında 3 trilyon 259 milyar dolar seviyesine geriledi ve yeni haftaya 3 trilyon 206 milyar dolardan başladı. 

Geçtiğimiz hafta 78 bin dolar seviyesine kadargerileyen Bitcoin (BTC), son 24 saatlik verilere göre yüzde 7,8 değer kazanarak 92 bin 846 dolar seviyesinden işlem görüyor. Lider altcoin Ethereum (ETH) yüzde 9,2 artışla 2 bin 429 dolara, XRP yüzde 23,1 yükselişle 2,78 dolara, Solana (SOL) ise yüzde 17,4’lük artışla 167,77 dolara ulaştı. 

Çekya Merkez Bankası Bitcoin’i mercek altına aldı

Çekya Merkez Bankası (CNB), Bitcoin’in rezerv varlık olarak değerlendirilme potansiyelini araştırmaya başladı. Banka Başkanı Aleš Michl, finansal piyasalardaki değişimlere ayak uydurmanın önemini vurgulayarak, Bitcoin’e dair bir test portföyü oluşturulmasının fizibilitesini incelemeyi önerdi.

Michl, sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda, bu adımın yüksek risk barındıran dijital varlıkları daha iyi anlamaya yönelik bir girişim olduğunu belirtti. Ancak şu an için Bitcoin’e doğrudan yatırım yapma planları olmadığını da ekledi.

Kripto varlıkların risklerine dikkat çeken Michl, yatırımcıları temkinli olmaya çağırarak, bu alanın hala gelişim aşamasında olduğunu ifade etti. Çekya’nın 1990’lardaki serbest piyasa dönüşümünü hatırlatan Michl, o dönemde bazı yatırım fonlarının başarısız olduğunu, bazılarının ise büyük kazanç sağladığını belirtti.

Bitcoin’i diğer kripto varlıklardan ayrı bir noktada değerlendiren Michl, merkez bankalarının bu varlığa özel ilgi göstermesi gerektiğini savundu: “Onu diğer dijital varlıklarla aynı kefeye koyamayız. Bitcoin’i araştırmak ve altyapısını anlamak bize fayda sağlayacaktır.”

Banka Kurulu, Bitcoin dahil yeni varlık sınıflarının daha geniş çapta analiz edilmesini onayladı. Ancak henüz somut bir yatırım kararı alınmadığını vurgulayan Michl, araştırmalar tamamlandıktan sonra nasıl bir yol izleneceğine karar verileceğini belirtti.

Bu adım, merkez bankalarının Bitcoin’in potansiyel rolüne giderek daha fazla ilgi gösterdiğini ortaya koyuyor.

HK Asia Holdings Bitcoin yatırımlarını artırıyor

Hong Kong merkezli yatırım şirketi HK Asia Holdings Limited, ilk Bitcoin alımının ardından yatırımlarını genişletme kararı aldı. Şirket, geçtiğimiz günlerde 7 BTC daha satın alarak toplam varlığını yaklaşık 9 BTC’ye çıkardı.

23 Şubat’ta yapılan açıklamada, yönetim kurulunun Bitcoin yatırımlarını artırma kararını onayladığı duyuruldu. 20 Şubat’ta gerçekleştirilen 7,88 BTC’lik alım için 761.705 dolar harcayan şirket, bu yatırımı iç kaynaklarıyla finanse etti. HK Asia’nın Bitcoin başına ortalama maliyeti ise 97.021 dolar olarak kaydedildi.

Daha önce, 16 Şubat’ta yalnızca 1 BTC aldığını açıklayan şirketin hisseleri, piyasaların yeniden açıldığı 17 Şubat’ta yüzde 93 değer kazanmıştı. 24 Şubat itibariyle HK Asia hisseleri Hong Kong Borsası’nda yüzde 5,7 artışla 6,66 Hong Kong dolarına yükseldi. Hisse değeri yılbaşından bu yana yüzde 1.700’ün üzerinde arttı.

Şirket, Bitcoin yatırımlarının artan kurumsal ilgiyi yansıttığını vurgularken, yasal bildirim sınırının altında olmasına rağmen şeffaflık adına bu bilgiyi kamuoyuyla paylaştığını belirtti.

Strategy, yeni bir Bitcoin alımı gerçekleştirdi

Büyüme ve inovasyona odaklanan Strategy, toplam 2 milyar dolar değerinde düzenli faiz getirmeyen özel tahvillerin satışını tamamladı.

Şirket, satıştan elde edilen 1,99 milyar dolarlık gelirin tamamıyla Bitcoin (BTC) satın aldığını duyurdu. Strategy’nin açıklamasına göre, 20.356 BTC, ortalama 97.514 dolar maliyetle satın alındı. Böylece, 2025 yılı başından itibaren BTC getirisi yüzde 6,9 seviyesine ulaştı. 23 Şubat 2025 itibariyle şirketin elinde 499.096 BTC bulunuyor. Bu varlıkların toplam maliyeti yaklaşık 33,1 milyar dolar, ortalama alım fiyatı ise 66.357 dolar olarak açıklandı.

Satılan tahviller faiz getirisi sunmuyor ve yatırımcılara yalnızca anaparanın geri ödenmesi taahhüt ediliyor. Bununla birlikte, belirli koşullar sağlandığında tahviller nakit veya şirketin hisseleriyle değiştirilebilecek. 3 Aralık 2029 tarihine kadar, yatırımcılar yalnızca belirli durumların gerçekleşmesi halinde tahvilleri hisse senedine dönüştürebilecek. Ancak bu tarihten sonra, tahviller vade tarihine kadar istendiği zaman dönüştürülebilecek.

Strategy tarafından yapılan açıklamada: “3 Aralık 2029’dan itibaren tahvil sahipleri, vade tarihinden hemen önceki ikinci işlem gününe kadar tahvillerini istedikleri zaman dönüştürebilecek.” ifadesine yer verildi. Şirket, dönüşüm işlemlerini nakit, A sınıf adi hisse senedi veya bunların kombinasyonu ile gerçekleştirme seçeneğine sahip olacak. İlk dönüşüm oranı, 1.000 dolarlık tahvil başına 2,3072 adet A sınıf hissesi olarak belirlendi. Bu, tahvillerin 433,43 dolar başlangıç dönüşüm fiyatına denk geliyor.

Citadel Securities, kripto para piyasasında likidite sağlayacak

64 milyar dolarlık varlığı yöneten önde gelen varlık yönetim şirketlerinden Citadel Securities, kripto para ticaret hizmetleri sunmayı ve dijital varlıklar için likidite sağlayıcı olarak faaliyet göstermeyi planladığını duyurdu. Bu stratejik adımla birlikte Citadel, önde gelen kripto para borsalarındaki piyasa yapıcılar arasına katılmayı hedefliyor.

Şirketin kripto paralara yönelik bu açılımı, önceki temkinli duruşundan bir sapma olarak değerlendiriliyor. Bu değişimde, mevcut yönetimin kripto sektörüne yönelik olumlu yaklaşımının etkili oldu düşünülüyor. Bloomberg’ün haberine göre, Citadel öncelikli olarak ABD dışındaki piyasalarda piyasa yapıcı ekipler kurmayı planlıyor. Ancak bu girişimin kapsamı, ilerleyen dönemde düzenleyici gelişmelere bağlı olarak genişleyebilir.

Mevcut yönetimin, kripto paraların ABD finans sistemine entegrasyonunu önceliklendirmesi, Citadel gibi büyük finans kuruluşlarını da değişen piyasa koşullarına uyum sağlamaya yönlendirdi. Citadel, hisse senetleri ve sabit getirili menkul kıymetler gibi geleneksel varlık sınıflarında üstlendiği likidite sağlama rolünü kripto para piyasasına da taşımaya hazırlanıyor.

Bu girişim, Citadel’in kripto para sektöründeki ilk hamlesi değil. Şirket daha önce, aracı kurum devleri Charles Schwab ve Fidelity Investments ile iş birliği yaparak geleneksel finans piyasalarının işleyişini yansıtan kurumsal odaklı bir kripto borsası olan EDX Markets’i hayata geçirmişti.

DFSA, Circle’ın USDC ve EURC stablecoin’lerini onayladı

Dubai Finansal Hizmetler Otoritesi (DFSA), Circle Internet Group’un stablecoin’leri USDC ve EURC’yi Dubai Uluslararası Finans Merkezi (DIFC) içinde kabul edilen kripto varlıklar olarak resmen onayladı. Bu karar, Circle için önemli bir dönüm noktası olmasının yanı sıra, şirketin finansal teknoloji ve stablecoin inovasyonundaki küresel liderliğini de pekiştiriyor.

Bu onay, DIFC’nin kripto varlık çerçevesi kapsamında bir stablecoin’in ilk kez resmi olarak kabul edilmesi anlamına geliyor. Bu gelişme, stablecoin’lerin küresel düzenlemelere tabi dijital varlıklar olarak tanınmasını sağlarken, finans sektöründe regüle edilen bir varlık sınıfı olarak konumlarını güçlendiriyor.

Onay sayesinde USDC ve EURC, DIFC’de faaliyet gösteren finans kurumları ve fintech şirketleri tarafından dijital varlık hizmetleri, ödemeler ve hazine yönetimi süreçlerine entegre edilebilecek. DIFC, 6.000’den fazla firmaya ev sahipliği yaparak dijital varlıklar için hukuki açıdan güvenli bir ortam sunuyor.

Circle’ın bu onayı alması, şirketin Avrupa Birliği’nde MiCA düzenlemelerine ve Kanada’nın stablecoin listeleme kurallarına uyum sağlama sürecini takip ediyor. Bu da Circle’ı, regüle edilen dijital para birimleri alanında küresel bir lider haline getiriyor.

Circle’ın Strateji Direktörü Dante Disparte, bu gelişmenin, şirketin şeffaflık ve düzenleyici uyumluluk odaklı yaklaşımını kanıtladığını belirterek: “Dünyanın dört bir yanındaki işletmeler ve finans kurumları için dijital dolar ve euroları daha erişilebilir, birlikte çalışabilir ve faydalı hale getirme misyonumuz doğrultusunda önemli bir adım attık” dedi.

USDC ve EURC’nin, bu statüyü kazanan ilk stablecoin’ler olduğunu vurgulayan Disparte, bu onayın stablecoin’lerin şeffaflık, düzenleyici uyumluluk ve kullanım alanları açısından küresel standartları belirlemeye devam ettiğini gösterdiğini ifade etti.

SEC, Grayscale’in spot Cardano ETF başvurusunu resmen kabul etti

ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), kripto varlık yönetim şirketi Grayscale adına NYSE Arca tarafından yapılan spot Cardano borsa yatırım fonu (ETF) listeleme ve alım satım başvurusunu resmen kabul etti.

Bu yalnızca onay sürecinin ilk adımı olsa da SEC’in 24 Şubat’ta Grayscale Cardano Trust başvurusunu kabul etmesi, düzenleyici sürecin resmen başladığını gösteriyor. Bu aşamadan itibaren, SEC’in önerilen ETF’yi onaylamak veya reddetmek için belirlenen sürede karar vermesi gerekecek.

Bu gelişme, yeni SEC yönetiminin kripto ETF’lerine yönelik artan ilgisi doğrultusunda geldi. Son dönemde Cboe’nin XRP ETF başvurusu, Grayscale’in spot XRP ve Dogecoin ETF’leri ve Nasdaq’ın BlackRock’un iShares Bitcoin Trust (IBIT) ile ilişkili opsiyonlara yönelik başvurusu da SEC tarafından kabul edildi.

NYSE Arca, Grayscale Cardano Trust’ın borsada işlem gören bir fon olarak listelenmesi ve alım satıma açılması için 10 Şubat’ta SEC’e resmi başvuruda bulunmuştu.

Önerilen ETF, Cardano’nun fiyatını günlük olarak takip eden bir endekse dayanacak. Bu endeks, büyük borsalardaki fiyat hareketlerini baz alarak ADA’nın piyasa değerini belirleyecek. Endekste yer alan borsalar, ABD federal ve eyalet lisanslama gerekliliklerine büyük ölçüde uyum sağlamaları temelinde seçilecek.

ETF yatırımcıları, doğrudan ADA sahibi olmayacak, bunun yerine fonun hisselerine yatırım yapacak. Başvuruda: “Hisse senetlerine yapılan bir yatırım doğrudan ADA yatırımı değildir. Hisseler, yatırımcılara ADA’ya yatırım yapmanın maliyet açısından verimli ve pratik bir yolunu sunmak için tasarlanmıştır” ifadelerine yer verildi.

Bybit’ten tarihi hack saldırısına karşı Lazarus Bounty hamlesi

Tarihin en büyük siber saldırılarından biri olarak kayıtlara geçen 1,5 milyar dolarlık devasa hack olayının ardından Bybit, dikkat çekici bir adım atarak Lazarus Bounty adlı yeni programını başlattı. Bu program, ünlü hacker grubu Lazarus ile bağlantılı çalınan fonları takip etmeyi ve dondurmayı amaçlıyor. Şirket, bu hamlenin blok zinciri ekosisteminde siber suçlarla mücadeleye yönelik yeni bir yaklaşım sunduğunu belirtiyor.

Bybit’in başlattığı bu program, yalnızca hackerları durdurmak için değil, aynı zamanda kripto topluluğunu da sürece dahil etmek için tasarlandı. Bybit CEO’su, programın detaylarını X platformunda paylaşarak, bu sektörde bir ilk olan ödül sisteminin Lazarus Grubu’nun kara para aklama yöntemlerini şeffaf bir şekilde ortaya koyduğunu vurguladı. Programın nihai hedefi, çalınan kripto paraları dondurmak ve siber suçluların kazanç elde etmesini engellemek. Bunu sağlamak adına, borsa bünyesinde özel bir ekip görevlendirildi ve bu ekip, sistemin güncellenmesi için kesintisiz çalışıyor.

Programa katılmak isteyen herkes cüzdanlarını bağlayarak çalıntı fonları takip edebilir. Verilen ipuçlarıyla fonların dondurulmasını sağlayan kullanıcılar ödüllendirilecek. Böylece hem suçlularla mücadele edilecek hem de katılımcılar kazanç elde edecek. Bybit CEO’sunun yaptığı açıklamaya göre, dondurulan fonların yüzde 5’i, bu süreçte katkı sağlayanlara dağıtılacak. Bu ödül sistemi, borsalar, mixer platformları ve bireysel kullanıcılar dahil olmak üzere herkese açık olacak. Ayrıca, kimlerin suçlularla mücadele ettiği, kimlerin ise onlara yardım ettiğini gösteren gerçek zamanlı bir sıralama listesi oluşturulacak. CEO, X paylaşımında: “Kötü aktörler listesine girmek istemezsiniz. Bu liste, yasaklı işlemleri kolaylaştırdığınızı gösteren bir kayıttır” ifadelerini kullandı.

Lazarus Bounty web sitesi, gerçek zamanlı güncellemeler sunarak kullanıcıları sürekli bilgilendirecek. Bybit, bu bilgileri Chainalysis, Arkham, Elliptic ve TRM Labs gibi büyük analiz şirketleriyle anlık olarak paylaşmak için bir canlı API sistemi oluşturdu. Bybit CEO’su, bunun yalnızca bir başlangıç olduğunu ve Lazarus gibi kötü niyetli aktörler tamamen yok edilene kadar mücadeleden vazgeçmeyeceklerini söyledi. Üstelik programın gelecekte daha da genişletileceğini ve siber saldırı mağdurlarına daha fazla yardım edileceğini belirtti.

Programın ikinci versiyonu ise şimdiden geliştiriliyor. Yeni sürümde, çalınan fonlarla ilişkili cüzdanların anlık bakiyelerini gösteren bir takip sistemi olacak. Bu sayede, ödül avcıları en güncel bilgileri takip ederek çalınan varlıkları izleyebilecek. Bu yenilikçi sistem, kripto sektöründe siber suçlarla mücadelede yeni bir dönemin başlangıcı olabilir.

Grayscale, Polkadot için ETF başvurusu yaptı

Kripto varlık yönetim devi Grayscale, yatırımcılar için yeni borsa yatırım fonları (ETF) üzerinde çalışıyor. Şirket, Polkadot’un yerel token’ı DOT için Nasdaq üzerinden bir ETF oluşturmayı planlıyor. Bu hamle, Grayscale’in daha önce XRP ve Cardano (ADA) için yaptığı ETF başvurularının ardından geldi.

Nasdaq, Grayscale Polkadot Trust’ın işlem görmesi için ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’na (SEC) resmi başvuruda bulundu. 19b-4 Formu’nun sunulmasıyla birlikte inceleme süreci resmen başladı. SEC’in başvuruya 45 gün içinde yanıt vermesi bekleniyor. Kurum, ETF’yi onaylayabilir, reddedebilir veya inceleme sürecini uzatma kararı alabilir. Eğer onay verilirse, yatırımcılar Polkadot ETF’sini borsa üzerinden alıp satabilecek.

Son dönemde SEC’in kripto paralara yönelik tutumunda değişiklikler dikkat çekiyor. Trump yönetimiyle birlikte düzenleyici kurumun daha ılımlı bir yaklaşım sergilediği ve bazı kripto şirketlerine yönelik soruşturmaları sonlandırdığı görülüyor. Bu değişim, Grayscale gibi firmaları yeni kripto ETF’leri için adım atmaya teşvik etti. Sektördeki genel beklenti, 2025’in “Altcoin ETF’leri yılı” olabileceği yönünde.

Grayscale’in Polkadot hamlesi, sektördeki tek girişim değil. Geçtiğimiz ay 21Shares şirketi de Polkadot ETF’si için başvuruda bulundu. Bu gelişmeler, kripto piyasasında rekabetin giderek kızıştığını gösteriyor. Polkadot, XRP ve Cardano ETF başvuruları, yatırımcılara kripto varlıklara doğrudan sahip olmadan yatırım yapma fırsatı sunabilir. Şimdi gözler, SEC’in vereceği karara çevrilmiş durumda.

SEC, Uniswap Labs soruşturmasını yaptırımsız kapattı

ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), Uniswap Labs’e yönelik yürüttüğü soruşturmayı herhangi bir yaptırım kararı almadan sonlandırdı.

SEC’in Uniswap Labs’i mercek altına alması, Nisan 2024’te şirkete gönderilen Wells bildirimi ile başladı. Bu bildirim, düzenleyicinin Uniswap hakkında suçlamalar yöneltmeyi planladığını gösteriyordu. İddialar, şirketin kayıt dışı bir menkul kıymetler komisyoncusu ve borsası olarak faaliyet gösterdiği ve kayıt dışı menkul kıymetler ihraç ettiği yönündeydi.

Soruşturma sürecinde Uniswap Labs, platformunun merkeziyetsiz yapısı nedeniyle SEC’in geleneksel düzenlemelerine tabi olmadığını savundu. Şirket, platformda işlem gören varlıkların büyük çoğunluğunun, özellikle Bitcoin ve Ethereum gibi kripto paraların menkul kıymet sayılmadığını vurguladı.

Uniswap, faaliyetlerinin şeffaf olduğunu ve düzenleyicilerle sürekli iletişim halinde olduklarını belirterek, uyumluluk konusundaki kararlılığını ortaya koydu. Bu proaktif yaklaşımın, SEC’in soruşturmayı yaptırımsız kapatma kararında etkili olduğu düşünülüyor.

Uniswap Labs, SEC’in kararını “DeFi için büyük bir zafer” olarak nitelendirerek, bunun sadece kendi konumlarını güçlendirmekle kalmayıp, ABD’de faaliyet gösteren diğer merkeziyetsiz platformlar için de önemli bir emsal teşkil ettiğini vurguladı.

Tether CEO’su Paolo Ardoino: “Rakiplerimizin tek amacı bizi yok etmek”

Tether CEO’su Paolo Ardoino, şirketin yasal süreçlerle karşı karşıya olduğu süreçte kripto para sektöründeki rakiplerine sert eleştiriler yöneltti. X üzerinden yaptığı açıklamada, rakiplerinin daha iyi ürünler geliştirmek yerine Tether’i hedef aldığını belirterek: “Tek amaçları bizi yok etmek” dedi. 

Ardoino, Tether’in son 10 yılda eşsiz bir ekosistem inşa ettiğini ve milyonlarca insanın ABD dolarını dijital olarak kullanmasını sağladığını vurguladı. Özellikle Afrika ve Güney Amerika gibi bölgelerde USDT’nin büyük bir ihtiyaca cevap verdiğini belirterek, “USDT, ABD dolarının küresel yayılımı ve gelişmekte olan ülkelerdeki kullanımı için en etkili araçtır” ifadelerini kullandı. Şirketin binlerce kiosk, dijital ödeme platformu ve büyük finansal kurumlara yönelik çözümler sunduğunu da sözlerine ekledi.

Tether’in hızlı büyümesine dikkat çeken Ardoino, şu anda 400 milyondan fazla insanın USDT kullandığını ve her üç ayda 35 milyon yeni cüzdanın eklendiğini açıkladı. Ayrıca şirketin 115 milyar dolardan fazla ABD Hazine tahvili tuttuğunu belirtti.

Rakiplerinin, Tether ile rekabet etmek yerine onu saf dışı bırakmaya çalıştığını öne süren Ardoino, bu durumu “lawfare” olarak tanımladı. Hukuki yolların kötüye kullanılarak şirkete zarar verilmek istendiğini savunan CEO: “Her toplantılarının ve siyasi görüşmelerinin sonunda tek bir hedef var, Tether’i yok etmek” dedi.

Tether’in geri adım atmayacağını vurgulayan Ardoino, USDT’nin geleneksel finans sistemine erişimi olmayan milyonlarca insan için kritik bir rol oynadığını belirtti. Rakiplerinin güç mücadelesinin savunmasız topluluklara zarar verebileceği konusunda uyarıda bulunarak, destekçilerine teşekkür etti ve Tether’in mücadelesine kararlılıkla devam edeceğini söyledi.

Mirana Ventures’tan Bybit’e 600 milyon dolarlık Ethereum desteği

1,5 milyar dolarlık hack saldırısının ardından toparlanmaya çalışan Bybit, Mirana Ventures’tan 600 milyon dolarlık Ethereum (ETH) yatırımı aldı.

Tarihin en büyük kripto hırsızlıklarından biri olarak kaydedilen olayda, hackerlar borsanın soğuk cüzdanına sızarak büyük miktarda ETH çaldı. Ancak Bybit’in hızlı müdahalesi ve stratejik ortaklarının desteği, güvenin yeniden inşa edilmesine yardımcı oluyor.

Blok zinciri analiz firması Arkham’a göre, Mirana Ventures son üç gün içinde Bybit’e yaptığı yatırımla en büyük destekçisi haline geldi. Bu fon, FalconX, Galaxy Digital ve Wintermute OTC aracılığıyla 500 milyon dolarlık Bitcoin (BTC) ve 100 milyon dolarlık USDT satışıyla sağlandı.

Bybit ve BitDAO’nun stratejik ortağı olan Mirana Ventures, kripto ekosistemindeki önemli projelere yatırım yapan küresel bir fon olarak biliniyor. Aynı zamanda Bybit’in kurucu ortakları da bu fonun sermaye sağlayıcıları arasında yer alıyor.

Paxos’un stablecoin’i USDG artık Solana’da

Paxos’un dolar destekli stablecoin’i USDG, Ethereum’un ardından Solana ağında da kullanıma sunuldu.

USDG, Singapur Para Otoritesi (MAS) tarafından lisanslı olan Paxos Digital tarafından ihraç ediliyor. Bu da USDG’nin, yakında yürürlüğe girecek stablecoin düzenlemelerine uyumlu olarak piyasaya sürüldüğü anlamına geliyor.

Solana blok zinciri, Ethereum’a kıyasla çok daha hızlı işlem onay süresi ve düşük işlem maliyetleri sunuyor. Bu özellikleriyle USDG, hem bireysel kullanıcılar hem de kurumsal yatırımcılar için daha cazip hale geliyor.

Ödeme sağlayıcıları alfred, Caliza, Noah, Rain ve Sling Money de USDG’yi Global Dollar Network kapsamında sistemlerine entegre edecek. Bu sayede USDG, sınır ötesi ödemeler ve dijital işlemler için kullanılabilecek.

Regülasyonlarla boğuşan bazı stablecoin’lerin aksine USDG, nakit rezervleri, kısa vadeli ABD devlet tahvilleri ve banka mevduatlarıyla tamamen destekleniyor. Bu da USDG’nin 1:1 oranında dolara sabit kalmasını ve sıkı denetim altında olmasını sağlıyor.

Stablecoin piyasasında şu anda USDT ve USDC’nin ağırlığı hissediliyor. Özellikle Solana’daki stablecoin arzının yüzde 78’i USDC’den oluşuyor. Paxos ise regülatör onaylı USDG ile bu dengeleri değiştirmeyi ve Solana ekosisteminde güçlü bir alternatif oluşturmayı hedefliyor.

Kaspersky uyardı: Sahte GitHub projeleriyle kripto para hırsızlığına dikkat

Kaspersky’nin yayımladığı son rapora göre, bilgisayar korsanları sahte GitHub projeleri kullanarak kripto para hırsızlığı yapıyor.

Bu sahte projeler, ilk bakışta güvenilir araçlar gibi görünüyor ancak aslında kişisel verileri çalmak için tasarlanmış zararlı yazılımlar içeriyor. Bu veriler arasında kripto cüzdan bilgileri de yer alıyor.

Yapılan analizde, söz konusu sahte projeler arasında Bitcoin cüzdanlarını yönetmek için geliştirildiği iddia edilen bir Telegram botu ve Instagram etkileşimlerini otomatikleştiren bir araç bulunduğu belirtiliyor. Masum görünen bu uygulamalar, indirildikten sonra asıl tehlikeyi ortaya çıkarıyor. Zararlı yazılım çalıştırıldığında arka planda aktif hale gelerek kaydedilmiş parolalar, kripto cüzdan bilgileri ve tarayıcı geçmişi gibi hassas verileri ele geçiriyor.

Buna ek olarak, sistemde bir pano (clipboard) ele geçirici de devreye giriyor. Bu yazılım, panoya kopyalanan kripto cüzdan adreslerini tespit ederek bunları saldırganlara ait cüzdan adresleriyle değiştiriyor.

Bu kampanya küresel çapta yürütülüyor olsa da Rusya, Brezilya ve Türkiye gibi bazı ülkeler, saldırganların özellikle hedef aldığı bölgeler arasında yer alıyor.

Bu yöntemin iki yıldır aktif bir şekilde kullanılmaya devam etmesi, tehdidin ne kadar etkili ve ısrarcı olduğunu gösteriyor.

Kaspersky, hem geliştiricilere hem de kullanıcılara GitHub üzerinden herhangi bir proje indirirken çok dikkatli olmalarını ve özellikle doğrulanmamış projelerden uzak durmalarını tavsiye ediyor.

Avalanche Vakfı’ndan yeni hamle

Avalanche Vakfı, yeni Avalanche Kartı tanıttı. Bu kart sayesinde, kullanıcılar kripto varlıklarını Visa’nın kabul edildiği her yerde harcayabilecek.

Hem fiziksel hem de dijital versiyonu bulunan Avalanche Kartı, kullanıcıların kripto paralarını kolayca harcamalarına imkan tanıyor. Sadece bir dokunuş veya kaydırma hareketiyle kullanılabilen kart, özellikle geleneksel bankacılık sistemlerinin güvenilir olmadığı bölgeler için yeni bir alternatif sunuyor.

Latin Amerika (LATAM) başta olmak üzere, dünya genelinde bankacılık hizmetlerine erişimin zor olduğu bölgelerde, yüksek maliyetler, istikrarsız para birimleri ve yetersiz hizmetler nedeniyle bankacılık süreçleri kullanıcılar için zorlu olabiliyor. Ava Labs Başkanı John Wu, “Avalanche Kartı ile kripto paralarınız birer güçlenme aracına dönüşüyor” diyerek, kartın sunduğu fırsatlara dikkat çekti.

Avalanche Kartı, kullanıcıların kripto paralarını doğrudan nakde çevirerek harcamalarını sağlıyor. Bu da kripto varlıkları günlük hayatta kullanılabilir hale getiriyor.

Kart, başlangıçta Avalanche ekosisteminde yer alan popüler kripto paraları destekleyecek. Bu varlıklar arasında USDC, USDT, AVAX ve Wrapped AVAX (wAVAX) yer alıyor. İlerleyen dönemde desteklenen varlıkların sayısının artırılması planlanıyor.

Bitwise, ABD’de Aptos ETF’si için ilk adımı attı

ABD merkezli varlık yönetimi şirketi Bitwise, Aptos (APT) için borsa yatırım fonu (ETF) başlatma sürecinde önemli bir adım attı. Şirket, önerilen Aptos ETF’si için Delaware’de bir tröst kurmak üzere başvuruda bulundu. Bu süreç, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu’nun (SEC) onayı alınmadan önce tamamlanması gereken kritik bir aşama olarak değerlendiriliyor.

Bu başvuru, Bitwise’ı ABD’de doğrudan APT token’larıyla desteklenen bir yatırım ürünü oluşturmayı hedefleyen ilk varlık yöneticisi konumuna getiriyor. Ancak, bu sürecin başlaması ETF’nin kesin olarak onaylanacağı anlamına gelmiyor. Yine de bu hamle, kripto ETF’lerinin Bitcoin (BTC) ve Ethereum’un (ETH) ötesine geçerek altcoin’leri de kapsayan daha geniş bir trende işaret ediyor.

Eğer Bitwise’ın Aptos ETF’si onaylanırsa, kurumsal yatırımcıların geleneksel finans kanalları üzerinden APT token’a erişimi kolaylaşacak. Bu durum, Aptos’un benimsenmesini artırarak piyasa dinamiklerini daha dengeli hale getirebilir. Aynı zamanda, fon girişleri Aptos’un kripto ekosistemindeki konumunu güçlendirebilir.

Bitwise, daha önce ocak ayında bir Dogecoin ETF’si için başvuruda bulunmuş, kasım ayında ise İsviçre’de altı borsada işlem gören bir Aptos Staking ETP’si piyasaya sürmüştü. Aynı dönemde, 21Shares de Amsterdam ve Paris borsalarında kendi Aptos Staking ETP’sini listelemişti.

Aptos ETF’sinin hayata geçirilmesi için Bitwise’ın birkaç kritik adımı daha tamamlaması gerekiyor.

Öncelikle, ETF’nin yapısını, yatırım stratejisini ve APT’yi nasıl takip edeceğini detaylandıran bir S-1 kayıt belgesi sunulacak. Ardından SEC, başvuruyu inceleyerek değerlendirme sürecine başlayacak. Bu sürecin tamamlanması birkaç ay sürebilir.

Son aşamada SEC başvuruyu onaylayabilir, reddedebilir ya da değişiklik talep edebilir. SEC, bugüne kadar Bitcoin ve Ethereum dışındaki herhangi bir kripto ETF’sine onay vermediği için süreç belirsizliğini koruyor. Ancak Bitwise’ın adımı, altcoin tabanlı ETF’lerin geleceği açısından önemli bir gelişme olarak görülüyor.

THORChain, Bybit saldırısının ardından 1 milyar dolarlık takas hacmine ulaştı

Zincirler arası takas protokolü THORChain, Bybit’in 1,4 milyar dolarlık siber saldırıya uğramasının ardından büyük bir işlem yoğunluğu yaşadı. THORChain Explorer verilerine göre, protokol 26 Şubat’ta günlük en yüksek seviyesine ulaşarak 859,61 milyon dolarlık işlem hacmi kaydetti. Ertesi gün bu ivme devam etti ve 210 milyon dolarlık ek işlem gerçekleşti. Böylece, sadece 48 saat içinde toplam takas hacmi 1 milyar doları aştı.

Bu artış, THORChain’in mali sıkıntılarla uğraştığı bir döneme denk geldi. Ocak ayında, 200 milyon dolarlık yükümlülük biriktikten sonra Bitcoin ve Ethereum kredilerini durduran protokol, borç yapılandırma sürecine girdi. Ancak kredi işlemleri askıya alınmış olsa da takas hizmetleri kesintisiz devam etti.

THORChain’in çekirdek geliştiricilerinden Pluto, protokolün yasa dışı fon hareketlerini önlemek için adımlar attığını vurguladı. Pluto, bazı yasa dışı işlemlerin THORChain üzerinden geçtiğini kabul ederken, ekip olarak cüzdan ve entegrasyon ortaklarına tarama hizmetleri sunarak önlemler aldıklarını belirtti.

Ripple, Güney Kore’de kurumsal kripto saklama ve DeFi ekosistemini güçlendiriyor

Ripple Labs, Güney Koreli dijital varlık saklama sağlayıcısı BDACS ile stratejik bir ortaklık kurarak XRP ve Ripple USD (RLUSD) için kurumsal saklama hizmetleri sunacağını duyurdu. 

BDACS, Ripple’ın saklama çözümü Ripple Custody’yi entegre ederek finans kuruluşlarına güvenli depolama imkanı sağlayacak. Bu iş birliği, Güney Kore’nin düzenleyici çerçevesiyle uyumlu olup, XRP Ledger ekosistemini güçlendirmeyi ve Ripple’ın stablecoin’inin kullanım alanlarını genişletmeyi hedefliyor. Aynı zamanda Ripple, merkeziyetsiz finans (DeFi) odaklı yeni bir yol haritası açıklayarak, kurumsal finans çözümlerine yönelik merkeziyetsiz borsa (DEX), kredi protokolü ve yeni bir token standardı geliştirmeyi planladığını duyurdu.

SEC ve ConsenSys anlaşmaya vardı: MetaMask davası kapanıyor

ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu (SEC), MetaMask’in arkasındaki blok zinciri yazılım şirketi ConsenSys’e yönelik soruşturmasını tamamladı.

Fox Business’ın haberine göre, SEC ve Consensys dava konusunda prensipte anlaşmaya vardı. Davanın resmi olarak düşürülmesi için komisyonun onayı beklenirken, konuyla ilgili resmi açıklamanın yakında yapılması bekleniyor.

Ethereum ve ConsenSys’in kurucu ortaklarından Joseph Lubin, SEC’in mahkemeye bir anlaşma sunarak davayı kapatacağını duyurdu. Sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, blok zinciri geliştiricilerini haksız düzenlemelere karşı savunmanın kendileri için bir görev olduğunu belirtti. Hiçbir şirketin yaptırım süreçlerine maruz kalmak istemeyeceğini ifade eden Lubin, ancak sektör adına mücadele etmenin büyük bir sorumluluk olduğunu vurguladı.

SEC, haziran ayında dönemin başkanı Gary Gensler yönetiminde açtığı davada, ConsenSys’i menkul kıymet yasalarını ihlal etmekle suçlamıştı. Düzenleyici kurum, MetaMask’in staking hizmetinin, kayıt dışı menkul kıymet satışına aracılık eden bir aracı kurum gibi çalıştığını öne sürmüştü.

Gensler yönetimindeki SEC, kullanıcılar adına üçüncü tarafların token stake ettiği staking-as-a-service platformlarının menkul kıymet olarak değerlendirilebileceğini savunuyordu.

Lubin, davanın kapanmasıyla birlikte ConsenSys’in artık tamamen geliştirme çalışmalarına odaklanacağını belirtti. 2025’in Ethereum, ConsenSys ve kripto ekosistemi için kritik bir yıl olacağını dile getiren Lubin, merkeziyetsiz finansın büyümeye devam edeceğini vurguladı.

Trump’ın memecoin girişimine demokratlardan yasal düzenleme hamlesi

ABD Temsilciler Meclisi’ndeki Demokratlar, Modern Emoluments ve Malfeasence Enforcement (MEME) Yasası’nı gündeme getirdi.

Bu yasa tasarısı, başta Başkan ve Kongre üyeleri olmak üzere üst düzey hükümet yetkililerinin kripto para memecoin’lerini tanıtmasını ve piyasaya sürmesini yasaklamayı amaçlıyor. Tasarının temel hedefi, siyasi nüfuzun maddi kazanç elde etmek için kötüye kullanılmasını engellemek ve olası çıkar çatışmalarının önüne geçmek.

Tasarıya öncülük eden Kaliforniyalı Demokrat Temsilci Sam Liccardo, MEME Yasası’nın şeffaflığı artırmayı, içeriden bilgiyle yapılan ticareti önlemeyi ve kripto para piyasasında yabancı etkisini sınırlamayı hedeflediğini belirtti.

“Kamu görevlileri, özellikle kripto para gibi volatil piyasalarda, kişisel maddi kazanç sağlamak için yetkilerini kullanmamalıdır” diyen Liccardo, bu düzenlemenin hükümete duyulan güveni korumak açısından önemli olduğunu vurguladı.

MEME Yasası, ihlallere karşı hem cezai hem de hukuki yaptırımlar öngörüyor. Ayrıca, Trump’ın memecoin girişimlerinden elde ettiği tüm kazançları iade etmesini zorunlu kılan maddeler içeriyor.

Cumhuriyetçilerin çoğunlukta olduğu Kongre’de tasarının kabul edilmesi zor görünse de Liccardo, bunun olası yolsuzlukları önlemek adına önemli bir adım olduğunu savunuyor.

MetaMask, Bitcoin ve Solana desteği ekliyor

MetaMask, kullanıcı deneyimini geliştirmek amacıyla bu yıl içinde Bitcoin ve Solana desteğini eklemeye hazırlanıyor.

Bu güncelleme sayesinde cüzdan kullanıcıları, başka bir kripto cüzdan kullanmadan veya token’larını wrapped versiyonlarına çevirmeden, iki büyük kripto ekosistemine doğrudan erişim sağlayabilecek.

Kripto cüzdan sağlayıcısı MetaMask, Bitcoin desteğinin bu yılın üçüncü çeyreğinde tam olarak kullanıma sunulacağını duyurdu. Solana desteğinin ise Mayıs ayında başlaması planlanıyor. Bu güncellemeyle birlikte MetaMask, ilk kez EVM (Ethereum Virtual Machine) tabanlı olmayan bir zinciri sistemine entegre etmiş olacak.

Platform yaptığı basın açıklamasında: “Tüm MetaMask kullanıcıları, Solana ekosistemi genelinde alım, satım, takas ve merkeziyetsiz uygulamalarla (dapp) etkileşim kurabilecek” ifadelerine yer verdi. Açıklamada ayrıca, mevcut Solana kullanıcılarının MetaMask’in sunduğu güvenlik, güvenilirlik ve gelişmiş özelliklerden yararlanabileceği ve cüzdanda mevcut olan tüm blok zinciri ağlarına erişim sağlayabileceği vurgulandı.

MetaMask, Bitcoin ve Solana desteğinin eklenmesiyle birlikte cüzdan uygulamasının kullanıcı arayüzü ve deneyimini (UI/UX) de kapsamlı bir şekilde yenilemeyi planlıyor.

MetaMask, kullanıcıların hesaplarında ETH bulundurmasına gerek kalmadan token takası yapmasına olanak tanıyacak “gaz ücretleri dahil takas” özelliğini mart ayında devreye alacak. Bu özellik, gaz ücretlerini kullanıcıdan gizleyerek işlem sürecini daha kolay hale getirecek.

Bunun yanı sıra, MetaMask uygulaması içinde birden fazla cüzdanı yönetmek için birden fazla Gizli Kurtarma Cümlesi (SRP) kullanılmasına olanak tanıyacak yeni bir özellik de önümüzdeki ay hayata geçirilecek.

Kripto cüzdan sağlayıcısı ayrıca, kullanıcıların gerçek hayatta kripto ile ödeme yapabilmesini sağlayacak fiziksel bir MetaMask kartı çıkaracağını duyurdu. Mastercard ödeme ağıyla entegre çalışacak bu kart, nisan ayında kullanıma sunulacak. Şu anda belirli bölgelerde sanal MetaMask kartı kullanılabiliyor.

Arizona’da kripto rezerv tasarısı Senato’dan geçti

Arizona Senatosu, Bitcoin rezervine ilişkin yasa tasarısını onaylayarak, kripto yatırım yasasını hayata geçirme yarışında Utah’ın ardından ikinci sıraya yerleşti.

Senato, 27 Şubat’ta yapılan üçüncü oylamada Stratejik Dijital Varlıklar Rezervi yasa tasarısını (SB 1373) 17’ye karşı 12 oyla kabul etti. Tasarı, bundan sonraki süreçte eyaletin Temsilciler Meclisi’nde görüşülecek.

Cumhuriyetçi Senatör Mark Finchem tarafından sunulan tasarı, eyalet hazinesine bağlı olarak yönetilecek bir “Dijital Varlıklar Stratejik Rezerv Fonu” oluşturulmasını öngörüyor. Bu fon, eyalet meclisinin tahsis ettiği kaynaklar ve eyaletin el koyduğu kripto varlıklardan oluşacak.

Tasarıya göre, eyalet hazinedarı her mali yıl, fon mevduatlarının en fazla yüzde 10’unu dijital varlıklara yatırım yaparak değerlendirebilecek. Ayrıca, mali risk yaratmadığı sürece, fon içindeki dijital varlıklar ödünç verilerek ek gelir elde edilebilecek.

Satoshi Action Fund’ın kurucusu Dennis Porter, 28 Şubat’ta sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşımda: “İster beğenin ister beğenmeyin, federal düzeyde yasal süreç şu sırayla ilerleyecek: Stablecoin’ler, piyasa yapısı ve stratejik Bitcoin rezervi” ifadelerini kullandı.

Arizona’da gündemde olan bir diğer Bitcoin rezerv tasarısı da Senato’dan geçti. Senatör Wendy Rogers ve Temsilci Jeff Weninger tarafından sunulan Stratejik Bitcoin Rezerv Yasası (SB 1025), aynı gün yapılan üçüncü oylamada 17’ye karşı 11 oyla kabul edildi.

Rogers ve Weninger’in sunduğu tasarı, kamu fonlarının kripto varlıklara yatırım yapmasının önünü açmayı amaçlarken, Finchem’in sunduğu tasarı, el konulan dijital varlıklar ve tahsis edilen fonlar için ayrı bir rezerv fonu kurulmasını içeriyor.

Şu anda ABD’de toplam 18 eyalette kripto rezerv tasarıları Senato oylamasını bekliyor. Bu süreçte, Arizona ve Utah, onay sürecinde en ileri aşamaya ulaşan iki eyalet olarak öne çıkıyor.

Öte yandan Montana, Wyoming, Kuzey Dakota, Güney Dakota ve Pennsylvania’da benzer kripto yatırım tasarıları eyalet meclisleri tarafından reddedilmişti.

Uniswap, kriptoyu itibari paraya çevirmeyi kolaylaştırıyor

Uniswap, kullanıcıların kripto varlıklarını doğrudan itibari paraya dönüştürmelerini sağlayan yeni bir özelliği devreye aldı. Robinhood, MoonPay ve Transak ile iş birliği yapan platform, 180’den fazla ülkede hizmet sunarak merkezi borsa ihtiyacını ortadan kaldırmayı hedefliyor.

Bu yenilik sayesinde Uniswap Cüzdan kullanıcıları, ETH, USDC ve desteklenen diğer kripto paraları satarak doğrudan banka hesaplarına aktarım yapabilecek. Böylece, DeFi ekosisteminde likiditeye erişim daha pratik ve güvenilir hale gelecek. Mobil kullanıcılar için 27 Şubat’ta aktif edilen bu özellik, yakında web ve tarayıcı uzantısı desteğiyle daha geniş bir erişime kavuşacak.

Uniswap’in bu adımı, DeFi ile geleneksel finans dünyası arasındaki köprüyü güçlendirirken, kripto paraların daha geniş bir kullanıcı kitlesi tarafından benimsenmesini teşvik ediyor. Son dönemde MetaMask gibi popüler cüzdanların da Transak entegrasyonu ile benzer hizmetler sunmaya başlaması, fiat dönüşüm çözümlerine olan ilgiyi gözler önüne seriyor.

Deutsche Telekom, Injective için doğrulayıcı oldu

Dünyanın en büyük telekomünikasyon şirketlerinden biri olan Deutsche Telekom, blok zinciri alanındaki varlığını genişleterek Injective için doğrulayıcı (validator) oldu.

252 milyondan fazla mobil müşteriye hizmet veren ve 50’den fazla ülkede faaliyet gösteren Deutsche Telekom, yüksek erişilebilirlik sağlayan ağ tecrübesiyle Injective’e güvenlik, istikrar ve ölçeklenebilirlik sunacak. Şirketin kurumsal veri merkezleri, 7/24 izleme ve güvenlik protokolleri, Injective ağının güvenilirliğini artıracak.

Deutsche Telekom, daha önce Polygon (MATIC), Polkadot (DOT), Chainlink (LINK), NEAR (NEAR) ve Celo (CELO) gibi büyük blok zinciri projelerinde doğrulayıcı veya stratejik ortak olarak yer aldı. Ayrıca, fazla yenilenebilir enerjiyi kullanarak Bitcoin madenciliğine de adım attı.

Şirket, INJ token’larını stake ederek ağı güvence altına alacak, işlemleri doğrulayacak, yönetişim süreçlerine katılacak ve Ethereum, Polkadot gibi zincirlerle entegrasyonu destekleyecek. Bu hamlenin Deutsche Telekom’un Web3 ekosistemindeki etkisini daha da güçlendirmesi bekleniyor. 

Yazar Hayati
Takip et
Bilgisayarla tanıştığımdan beri hayaleturk.com adlı web sitem ile uğraşıyorum. İlerde animasyon film projelerimi gerçekleştirmek adına çalışmalarımı hızla sürdürüyorum. hayati@hayaleturk.com