Aykırı ve cesur Amerikalı ünlü yönetmen Michael Moore’un mutlaka izlemeniz gereken 5 belgesel filmini sizler için derledik.
Oscar ödüllü İrlanda asıllı Amerikalı aktör, film yapımcısı, film yönetmeni, senarist, yazar ve liberal politik yorumcu. Tüm zamanların en çok gişe yapan üç belgeseli olan Bowling for Columbine, Fahrenheit 9/11, ve Hasta’nın yönetmeni, senaryo yazarı ve yapımcısıdır.
1-Kanada Salamı (Canadian Bacon)
![]()
Konusu:Amerikan ekonomisi pek parlak durumda değildir,dolayısı ile Amerikan Başkanı’nın itibarı da günden güne azalmaktadır. Başkanın yeniden popüler olabilmesi için bir savaşa ihtiyacı vardır.Artık soğuk savaş sona erdiği ve Sovyetler Birliği gibi bir düşmanın kalmadığı gözönüne alınınca uyduruk bir bahane yaratılarak Kanada ‘ya savaş açmaya karar verilir.Tabii öncelikle kamuoyu oluşturmak için Kanada ve Kanadalılara karşı büyük bir propaganda kampanyası başlatılır.Sınır kasabası ‘Niagara Falls’ ‘ın şerifi Bud B. Boomer (John Candy) da bu kampanyayı fazlaca ciddiye alarak çevresindekileri örgütleyip Kanada’nın başkenti zannettikleri Toronto ‘ya sefer düzenleyince işler çığırından çıkar.
2-Fahrenheit 9/11

Konusu:”Fahrenheit 9/11” Akademi ödüllü film yapımcısı Michael Moore’un, özellikle Amerika Birleşik Devletleri’nde fırtınalar koparan ve koparmaya devam edecek gibi görünen çarpıcı ve sarsıcı yeni filmi.“Bowling for Columbine” filmiyle aldığı harika eleştiriler ve kazandığı büyük popüler başarıdan sonra, Moore, kendine özgü mizah tarzı ve ısrarcı tutumu ile Bush hükümetinin dış politikası hakkında korkusuz bir araştırmaya girişti.
Ender görüntüleri, uzmanların ifadelerini ve kendisine özgü zor sorulara verilen cevapları birleştirerek avını gerçekleştirdi. Film bu günlerde Amerika’nın karşı karşıya olduğu en ateşli konuları ele alıyor. Michael Moore, 9/11’deki Suudi Arabistan bağlantısını görmezden gelip, Irak’la savaşa balıklama dalan George W.Bush ve yakın çevresine kuşkucu bir yaklaşımla yöneliyor.
3-Sicko – Hasta

Konusu:Sicko çılgın, çoğu zaman acımasız ve her zaman kâr amaçlı Amerikan sağlık sistemini gözler önüne seren bir portredir. Günlük yaşamda insanların tıbbi bakımla ilgili karşılaştıkları sıra dışı ve üzücü olayları anlatmaktadır.
4-Kapitalizm: Bir Aşk Hikayesi – (Capitalism: A Love Story)

Konusu:“Kapitalizm: Bir Aşk Hikayesi” hem mizah hem de öfke barındıran bir yaklaşımla tabu haline gelen soruyu irdeliyor: Amerika’nın kapitalizme duyduğu aşk karşılığında ödediği bedel nedir? Yıllar önce, bu aşk çok masumane gözüküyordu. Ama günümüzdeyse, aileler bu bedeli işleriyle, evleriyle ve birikimleriyle ödemeye devam ettikçe, Amerikan Rüyası daha çok bir kabus gibi görünüyor. Moore, izleyicilerini hayatları tepe taklak olan, sıradan insanların evlerine götürüyor ve bu duruma yönelik açıklamaları Washington’da ve başka yerlerde arıyor. Elde ettiği bulgular ise zıvanadan çıkmış bir aşk macerasının belirtileriyle tamamen aynı: Yalanlar, istismar, ihanet… ve her gün işini kaybeden 14.000 insan.”Kapitalizm: Bir Aşk Hikayesi” hem Moore’un önceki eserlerinin devamı, hem de daha umut dolu bir geleceğin nasıl bir şeye benzeyebileceğine dair bir bakış. Bu belgesel, Michael Moore’un şöhretle dolu sinemacılık kariyeri boyunca ileri sürdüğü sorunun yanıtına yönelik nihai bir arayış: Biz kimiz ve neden şu anda davrandığımız şekilde davranıyoruz?
5-Şimdi Nereyi İşgal Edelim? – (Where To Invade Next)

Konusu: Vietnam’dan bu yana dünyada yarattığı savaşlarla ‘çuvallayan’ ABD’de neyi yanlış yaptık, neyi düzeltmeliyiz sorusu üzerinden ilerleyen, yine sarkastik bir yapım. Moore, her verginin yüzde 60’nın ordu ve savaş giderlerine ayrıldığı ülkesini, insani açıdan düzeltmek için rotasını bu sefer okyanus aşırıya çeviriyor. Bavulunu ve ‘işgalci’ olduğu belirtmek için ABD bayrağını kapan Moore, Avrupa seferine İtalya’dan başlayarak en kuzeydeki İzlanda’ya dek uzanan bir yolculuğa çıkıyor. ABD’nin tersine, modernizmi kapitalizm ile değil de hümanizm ile harmanlayan ülkelerin insani, eşitlikçi ve sosyal yaşam pratiklerini inceleyen Moore kıta Avrupası dışında Fransız etkisinin de hissedildiği Müslüman Kuzey Afrika ülkesi Tunus’a uğramayı da ihmal etmiyor.
- İngilizceyi Akıcı Konuşmanın Anahtarı: En Önemli 60 Phrasal Verb ve Anlamları
İngilizce öğrenirken en çok zorlanılan konulardan biri de phrasal verb’lerdir. Peki, phrasal verb nedir ve neden bu kadar önemlidir? - Sinemaya Uyarlanmış 5 Kitap #2
Kitap uyarlaması olan ve en az kitapları kadar ses getirmiş ve beğenilmiş olan 5 filmin devam yazısı… - National Geographic Fotoğrafçısından Etkileyici Çekim Teknikleri
National Geographic fotoğrafçılarından Steve McCurry’nin bu tavsiyeleri ile sizde etkileyici instagram fotoğrafları çekebilirsiniz. - Murat Mallı’dan Van Turizmine Çin Pazarı Vizyonu: “Whycation & Tourism-Tech” Semineri Büyük İlgi Gördü
Doğu Anadolu’nun yükselen destinasyonlarından Van’da gerçekleştirilen “Turizmde Çin Pazarı Fırsatları Semineri (Whycation & Tourism-Tech)” programı, bölge turizmine yönelik yeni vizyonları ve küresel seyahat trendlerini gündeme taşıdı. - Haftasonu Ne İzlesek Diyenlere Kahkaha Attıracak Filmler
Haftasonları, herkesin favori günleridir. Bu güzel günlerde fiziksel ve mental olarak dinlenirken aynı zamanda biraz gülmeye ne dersiniz? İşte haftasonu izleyebileceğiniz komik filmler… - ChatGPT ile İngilizce Nasıl Öğrenilir? İşte En Etkili 20 Dil Öğrenme Promtu
Yabancı dil öğrenme sürecinde karşılaşılan en büyük zorluklardan bazıları; nereden başlanacağını kestirememek, düzenli ilerlemekte zorlanmak ve motivasyonu sürdürebilmek olarak öne çıkıyor. Bu durum pek çok kişi için süreci karmaşık ve yıpratıcı hâle getirebiliyor. Tam da bu noktada, yapay zekâ tabanlı araçlardan biri olan ChatGPT, öğrenme sürecine yepyeni bir boyut kazandırıyor.
