Dil ve İletişim Üzerine Sayıklamalar

Konuk Yazar
Konuk Yazar
Okuma Süresi: 3 dk

Konuk yazarımız, Ayça Akçay – Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni, Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Uzmanı, Dijital İçerik Üreticisi

Çok yakın olduğumuz kişilerle zaman içerisinde bakışarak bile anlaşabilsek de yaşamımızı sürdürebilmek için sözlü iletişime her zaman ihtiyacımız vardır ve olacaktır.Peki iletişimin temel taşı ve milli birliğimizin sembolü olan dilimizi ne kadar yerinde ve doğru kullanıyoruz? Sık sık duyduğumuz “Ama sen beni yanlış anladın.” “Ben aslında öyle demek istememiştim” minvalinde sözler, hem doğru iletişim kuramadığımızın hem de sözcük hazinemizin yeterli olmadığının göstergesidir.

Özellikle son zamanlarda herkesin diline pelesenk olmuş bir “aynen” sözü, dili kullanmada ne kadar yetersiz kaldığımızın en somut örneklerinden biridir.

Bırakın fikir beyan edilirken söylenmesini, artık karşı tarafın yapılmasını beklediği bir hareket karşısında bile “aynen” sözünü duyuyoruz. ,Ben kendi adıma bu sözü her duyduğumda geri çekilip karşımdaki kişiye şöyle bir bakıp içimden “Senin hiç mi fikrin yok?” diyorum.  Kaldı ki aynı fikirde olsak bile “Haklısın, aynı fikirdeyim, ben de öyle düşünüyorum, sana katılıyorum, bilmukabele…” gibi sözler kullanabilecekken bütün bu düşünceleri tek bir “aynen”e sığdırmayı kimseye yakıştıramıyorum .

Çok beğenerek giydiğim  bir kıyafet için aldığım “Sana müthiş yakıştı.” yorumu karşısında o kıyafeti hemen değiştiresim geliyor. Zira “korkunç, dehşet verici” bir kıyafeti kim giymek ister ki?

Bir arkadaşımdan dizi önerisi istediğimde “Şu dizi bayağı iyi.” dediğinde yine o diziyi seçeneklerim arasından hemen çıkarıyorum Çünkü bir şey hem alelade, aşağı derecede hem de nasıl iyi olabilir ki? Hayatımı çelişkiye düşürmeyin dostlar!

Arkadaşlar arasında birisi bir şey anlatırken “hunharca güldüm” dediğinde de oradan koşar adım uzaklaşıyorum. Neme lazım? “Kana susamış” bir şekilde gülen birinden her şeyi beklerim.

“Kamelyada” oturup sohbet etmek isteyenlere “Çiçeklerin üstünde oturmayalım, yazıktır, biz oturmak için “kameriyeyi” tercih edelim diyesim geliyor.

Zarif görüntüm için bana “naif” olduğumu söylediklerinde “Yoo aslında gayet “tecrübeliyim.” Cevabını yapıştırasım geliyor. Yani “nahif” olabilirim ama “naif”  tabiri için pek uygun olduğumu sanmıyorum.

Ben mi çok hassasım yoksa olması gereken mi bu, tartışılır. Dostlukları zedelememek adına yuttuğum, dolayısıyla  içimde tuttuğum bu cümleler beni -tabiri caizse- şişiriyor.

Geleceğimizin teminatı gençler olan öğrencilerime derste minik uyarılar yaparak onları hem gülümsetiyor hem de dili kullanırken daha dikkatli olmalarını sağlamaya  ve onlara dil bilinci aşılamaya çalışıyorum. Zira “Dil, düşüncenin kabıdır ve dile karşı olan her saldırı, içindekine karşı yapılmış demektir.” Düşüncelerimizi doğru ifade edebilmek için dili doğru kullanmak şart.

Konuk Yazarımıza sorduk;

Bize film, dizi, kitap, bir de dinlemekten keyif aldığınız şarkı önerir misiniz?

Film: Hayat Güzeldir
Dizi: Prison Break
Kitap: Ahmet Hamdi Tanpınar- Huzur
Müzik: Andrea Boccelli – Momentos, U2-The One

Ayça Akçay hakkında, daha fazla bilgi almak için sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

Twitter: https://www.twitter.com/edbci_gozuyle

Instagram: https://www.instagram.com/edebiyatci.gozuyle

Yazar Konuk Yazar
Takip et
Her hafta yeni bir yazar hayaleturk.com'da