Günümüzde aşk evliliklerinin sayısı artıp, görücü evliliklerinin sayısı azalırken bir yandan boşanma oranları artmakta.

Aşk evlilikleri arttığı için boşanma oranlarının azalması gerekirken bu tezatlık neden? Ne yazık ki her sene bir önceki seneye göre boşanma oranlarının yükselmesiyle karşı karşıyayız. 2016 senesine baktığımız zaman 594 bin evlenen ve 126 bin boşanan çift var. 2017 senesine geldiğimiz zaman ise 603 bin evlenen ve 136 bin boşanan çift görüyoruz.

Boşanma gerekçelerine baktığımda %61lik bir oranla sorumsuzluk ve ilgisizlik zirvede görünüyor. Ardından en fazla boşanma sebebi olarak görünen madde ise işsizlik ve ekonomik olarak yetememek. Akabinde şiddet, aldatma, saygısızlık, alkol, kumar, eşlerin aileleri şeklinde bir sıralama söz konusu.

Aslında sıralamış olduğumuz tüm sebepler; kumar, şiddet, saygısızlık gibi, hepsi zamanla sorumsuzluk ve ilgisizliği beraberinde getiriyor.

Kadınların çalışma oranına bakıldığında %32,5lik ortalama görüyoruz. Önceki yıllara oranla artmış olsa da OECD’ye üye ülke ortalamalarında %51,9 AB’ye üye ülke ortalamalarında %46 olunca aslında yetersiz olduğu anlaşılıyor. Ayaklarının üzerinde duran kadın sayısının %50lik dilimlere ulaşması lazım. Yalnız kadınların ayaklarının üzerinde durması, çalışması, boşandıktan sonra mecburi değil daha evlenmeden bilinçli bir şekilde olmalı ki adımlarını sağlam atsın, kime nerede dur diyeceğini bilsin ve kendine güvensin. Böylece haklarını savunur, muhtaç olmaz ve seçici olur. Tabii ki yalnızca kadının bilinçlenmesiyle olacak şey değil erkeklerinde sorumluluk alacak şekilde büyütülmesi gerekiyor.

Küçükken bebekle oynayan erkek çocuğa ‘sen kız mısın o kız oyuncağı’ deniliyor.

Bunu söylerken o erkek çocuğun bir gün büyüyerek baba olacağı ve yeri zamanı geldiğinde çocuğuna bakacağı düşünülmüyor. Bu sadece bebek değil çay bardağı demlikle oynayan erkek çocuk içinde geçerli. Öğretilen şey ‘ ‘sen erkeksin çayını ayağına kadınlar yapar getirir.’’ Kızlarımıza da araba almaz bebekler alırız ama onlarında büyüdüklerinde çok iyi araba kullanabileceklerini es geçeriz. Unutmayın ne ekersek onu biçeriz. Düzgün nitelikli bireyler yetiştirelim ve büyüdüklerinde gurur duyalım. Okul çantalarını biz taşıyoruz, odalarını biz topluyoruz, yeri geliyor ödevlerini biz yapıyoruz. Yemek yemiyor diye tabakla ardından dolaşıyoruz.

Bunlar gibi bir dünya örneğimiz var. Çocuklarınıza sorumluluk vermekten kaçınmayın. Sorumluluk sahibi olma bilinciyle ve sevgiyle eşlerine ve çocuklarına da onu verirler. Cinsiyet olarak ayırmadan bu tüm çocuklarımız için geçerli.

Karşılıklı olan aşkla yapılan evlilik çok az insanın yaşadığı şanstır. Ve evlilik müessesesi bizim toplumumuzda önemli bir yere sahiptir. Böyle büyük değerler varsa eğer elimizde kıymet bilmek en kolay şey olsa gerek.

Dilerim ‘’60 senelik evliyiz’’ diyenlerden olursunuz…

Hayaleturk.com'da yayınladığımız yazılardan haberdar olmak için mail adresin ile tek tıkla abone olabilirsin.

Diğer 2178 aboneye katılın

e-posta adresiniz:


DMCA.com Protection Status

Bumerang - Yazarkafe
Bumerang - Yazarkafe