Konuk yazarımız, Mehmet B. Sefer  – NASA Lucy Asteroid Elçisi

Arkeologların ve antropologların onlarca yıldır insanlığın ve şehirlerin nasıl oluştuğuyla ilgili yürüttüğü kazı çalışmaları ve bilimsel araştırmaların şu ana kadar bulmuş oldukları fosiller ve arkeolojik alanlar, geçmişin gizemlerini çözmek için sorulan soruların bir kısmını cevaplamaya yetmiş durumda.

Amerika’nın ulusal uzay ajansı NASA bu perspektife daha geniş açıdan bakarak 8 gezegen, 146 ay ve yüzlerce asteroide ev sahipliği yapan Güneş Sistemi’nin nasıl oluştuğunun cevaplarını arıyor.

NASA bu soruların bir kısmını cevaplayabilmek için 2014 yılında “Keşif Programı” adı altında bir bütçe ayırdı ve 2021 yılına kadar kalkış yapabilecek uzay aracı tekliflerine açık olduğunu belirtti. Bu bildirinin ardından NASA’nın mühendisleri ve bilim insanlarından oluşan 28 farklı takım bu bütçeyi kullanarak farklı asteroidlerde ve gezegenlerde keşif yapmak için ön inceleme raporlarını NASA kuruluna sundular. NASA’nın Keşif Programı adı altında, Mars’ın iç tabakalarını inceleyen ve görevinin bitmesine sadece 3 haftadan az bir süre kalan, operasyonda olan tek uzay aracı InSight’ın yanına bu bildirinin ardından 2017 yılında 2 uzay görevi daha eklendi: Lucy ve Psyche. Lucy uzay görevi Jüpiter’in yörüngesinde olan 8 farklı Trojan (Truva) asteroidini incelemeyi hedefledi. Bu Truva asteroidlerini önemli kılan neden ise Güneş Sistemi’ni oluşturan ilkel elementlerin hala bu asteroidlerin yüzeyinde bulunabilme ihtimaliydi. Lucy takımına göre bu ilkel elementler Güneş Sistemi’nin fosilleri idi.

Peki NASA’nın bu Keşif Programı ile Arkeoloji ve Antropoloji arasında nasıl bir bağlantı vardır ve bu Lucy ismi nereden geldi?

Donald Johanson ve ekip arkadaşları 1974 yılında Afrika’da yaptığı kazı araştırmalarında tarihi bir keşif gerçekleştirdiler. Etiyopya’da buldukları iskelet fosili 3.2 milyon yaşında ve insangiller grubuna aitti. Bu keşif, farklı canlı sınıflarının nasıl türediğinin cevaplarını arayan soruların belli bir kısmını cevaplamaya yetti. Ekip o gece kutlama yemeğinde Beatles’dan “Lucy in the Sky With Diamonds” parçasını defalarca çaldılar. Dans ve alkol eşliğinde geçen gecenin ardından kimse nasıl olduğunu hatırlamasa da, tek hatırladıkları bu fosile sarhoşken “Lucy” ismini vermeleri idi. Nasıl Donald Johansson ve ekip arkadaşları insanlığın nasıl oluştuğuna ait soruların bir kısmını cevaplayabilen fosile Lucy ismini verdilerse, NASA’nın bu takımı da Güneş Sistemi’nin nasıl oluştuğuna ait ilkel elementleri uzayda arayacak bu uzay aracına Lucy ismini verdiler. Arkeoloji şehirlerin fosillerini, antropoloji insanlığın fosillerini ararken, NASA’nın Keşif Programı adı altında operasyon yürütecek Lucy uzay aracı Güneş Sistemi’nin fosillerini arayacaktı.

Güneş Sistemi’nin fosilleri tam olarak neredeydi?

NASA’yı, Güneş Sistemi’nin fosillerinin nerede bulunacağına inandıran en büyük etkenlerden birisi, 2005 yılında Fransa’nın Nice şehrinde geliştirilen Güneş Sistemi’nin nasıl oluştuğunu açıklayan “The Nice Model” adlı teori idi. Bu teoriye göre Güneş Sistemi’nin oluştuğu zamanlar devasa büyüklükteki gezegenler Güneş’e daha yakın bir yörüngede dönerken, yıllar içerisinde bu gezegenler birbirleriyle etkileşime geçerek küçüldüler. Bu etkileşimin ardından Neptün, Uranüs ve Satürn daha uzak bir yörüngeye çekilirken, Jüpiter Güneş’e çok az bir miktar yakınlaştı. Hatta bu teoriye göre mümkündür ki, Neptün benzeri bir gezegen yıllar içerisinde gerçekleşen yörünge değişikliklerinden dolayı Güneş Sistemimizin dışına atıldı!

Bu teorinin yanı sıra, astronomi ve uzay bilimlerinde “Lagrange Points” diye adlandırdığımız noktalar vardır. Bu noktalar bir objenin Güneş Sistemi’nde herhangi bir gezegenin yörüngesinde bırakıldığı zaman bu yörüngeden kaçmasının çok zor olduğu noktalar. Bu noktalar L1, L2, L3, L4 ve L5 olarak adlandırılıyor. Bu noktalara bırakılan objelerin bu yörüngede hapsolmasının nedeni, Güneş ve bu yörüngede bulunan gezegenin yerçekim kuvvetlerinin birbirine eşitlenmesidir.

The Nice Model teorisine göre Jüpiter’in yörüngesi diğer gezegenlere göre çok az bir miktar oynadığından dolayı, bu Jüpiter’in yörüngesini diğer gezegenlere göre daha stabil yapmaktadır. Lagrange Points kanısına göre de, Jüpiter-Güneş düzlemindeki L4 ve L5 noktalarındaki objeler milyonlarca yıldır aynı yörüngede kaldığından dolayı, Lucy uzay görevi ile Lagrange Points ve The Nice Model teorisinin buluştuğu ortak noktaya seyahat ediyoruz: Truva Asteroidleri!

Credit: lucy.swri.edu / Bu hızlandırılmış animasyon Truva Asteroidleri’nin (Yeşil) Jüpiter’in (Turuncu) yörüngesindeki yerlerini canlandırmaktadır. İç tarafta Güneş’in etrafındaki gezegenler Merkür (Kahverengi), Venüs (Beyaz), Dünya (Mavi) ve Mars’tır (Kırmızı)

Bu Truva Asteroidleri iki gruba ayrılıyor: L4 noktasındaki asteroidleri temsil eden Yunan Kampı ve L5 noktasındaki asteroidleri temsil eden Truva Kampı. Bu asteroid gruplarına Yunan Kampı ve Truva Kampı isimlerinin verilmesinin nedeni, bu noktalardaki asteroidlerin Truva Savaşındaki Yunan kahramanlarının ve karşı cephede savaşan Truva atının içinde olan Truva casuslarının isimlerini taşımasıdır. Aynı zamanda bu iki kampın aynı yörüngede sürekli birbirini kovalaması da bu Truva Savaşı’nın bir nevi uzaydaki simülasyonu denilebilir.

Lucy takımı 2017 yılında kabul edilen ön inceleme raporunun ardından kolları sıvadı. Ekipte inanılmaz bir sevinç yaşanırken aynı zamanda akıllarda tek bir düşünce vardı: 2021 yılında kalkış yapacak 14 metre uzunluğa ve 7 metre genişliğe sahip olan 820 kg’lık bu uzay aracını 4 yıl gibi bir süre içerisinde geliştirmek ve üretimini tamamlamak. Bu uzay aracının solar panelleri, itki motorları ve temel yapısı bir yana dursun, bunların yanında Güneş Sistemi’nin fosillerini arayacak, geliştirmeleri gereken temel bilimsel aygıtlar bulunuyordu.

Credit: lucy.swri.edu / Lucy Uzay Aracı Tasarımı

L’RAPH adını verdikleri aygıt iki farklı teknolojiyi bir arada bulunduruyor. Bu aygıt hem çok spektralli renkli görüntüleme özelliğine sahipken aynı zamanda kızılötesi görüntüleri inceleyebilme kapasitene sahip. Bu özellikler sayesinde hedef asteroidlerin renkli görüntülerini ve spektrum çizgilerini tarayarak, bu asteroidlerin yüzeyinde bulunan silikatları, buzları ve organik maddeleri saptayabileceğiz. Truva Asteroidlerinin günümüze kadar çekilmiş en net görüntüleri bize ulaştıracak bilimsel aygıt ise L’LORRI olacak. Bu aygıt yüksek uzaysal çözünürlüğe sahip görüntülenebilir fotoğraflar çeken bir tarayıcıdan ibaret. L’TES bilimsel aygıtı ise, son günlerde aldığı hasarla gündeme gelen OSIRIS-REx adlı uzay aracında taşınan OTES aygıtına benzer bir teknolojiye sahip. Bu termal emisyon spektrometresi hedef asteroidlerin termal ataletlerini, ısı kapasitelerini ve yüzeylerinde bulunan maddelerin bileşimlerini belirleyebilecek. Bunların yanı sıra Lucy uzay aracında taşınacak yüksek kazançlı anten ve terminal takip kamerası, hedef asteroidlerin ağırlığını ölçebilecek ve geniş açılı resimlerini bünyesinde saklayabilecek.

Lucy uzay aracına entegrasyonu olan ilk bilimsel aygıt geçtiğimiz günlerde L’LORRI olurken, üzerinde çalışılan ve testleri yapılan diğer aygıtlar önümüzdeki aylarda tamamlanacak. Bütün bileşenlerin Lucy uzay aracında bir araya gelmesiyle, 16 Ekim 2021’den itibaren yörünge pozisyonu ve hava şartları iyi olan ilk zamanda Lucy’yi Florida Cape Canaveral’dan 12 yıllık uzay yolculuğuna uğurlayacağız. Bu aynı zamanda, 8 farklı asteroidi inceleyecek Lucy’yi uzay tarihinde tek bir görevde bu kadar çok asteroidi inceleyen ilk uzay görevi yapacak! Lucy 12 yıllık uzay yolculuğunda, 4 milyar yıllık Güneş Sistemimizin fosillerini arayacak ve Dünyada yaşamın nasıl başladığına ait izleri takip edecek. Lucy için aslında herşey uzayda daha ileriye gidebilmek için, geçmişin izlerini aramaktan ibaret.

Konuk Yazarımıza sorduk;

Bize film, dizi, kitap, bir de dinlemekten keyif aldığınız şarkı önerir misiniz?

Film: Bird Box

Dizi: You  

Kitap: Marslı (Andy Weir) 

Şarkı: Raise Our Hands (Karsu) 

Mehmet B. Sefer hakkında, daha fazla bilgi almak için sosyal medya hesaplarını takip edebilirsiniz.

Instagram: https://www.instagram.com/mehmetbsefer/ 

LinkedIn: https://www.linkedin.com/in/mbsefer/ 

Hayaleturk.com'da yayımladığımız yazılardan haberdar olmak için mail adresin ile tek tıkla abone olabilirsin.

Diğer 10321 aboneye katılın

e-posta adresiniz:

DMCA.com Protection Status

sanalbasin.com üyesidir